TRT nasıl yapılandırımalı?

Birkaç yıl önce TRT’de yapımcılara İstanbul ve Ankara’da eğitimler verdim. O dönemde kursiyer arkadaşlar TRT’yi nasıl gördüğümü sormuşlardı. TRT’nin devletin imkanlarını kullandığı için Türk Kültürünü anlatan ve yaygınlaştıran ürünler üretmesi gerektiğini söylemiştim. Şu anda da aynı düşünceler içindeyim. O zamanlar Şenol Göka görevi yeni almıştı. TRT’nin içinden geldiği için kendisi ile ilgili ciddi umutlar vardı. 
Bu eğitimlerden bir süre sonra, TRT’den danışmanlık işi alan, ancak ne yapması gerektiğini pek bilmeyen, sektör dışı bir şirket bana ulaştı. Soru yine aynıydı… TRT neler yapmalı? Ben de o döneme kadar yarım yamalak söylediklerimi birleştirdim düzenli bir strateji raporu hazırladım. 

TRT öncelikle hedef kitlesini netleştirmeli

Bu büyüklükte ve kamu yükümlülüğü olan bir yapının, herşeyi hemen yapmak gibi bir baskısı vardır. Bu çok normaldir. Ancak önce hedefler ve stratejiler belli olmalı ki; kurum çalışanları daha verimli hareket edebilsinler. 

Tabii ki; TRT’nin hedefi hem yurt içi hem de yurtdışında olmak. Bu nedenle oluşturulan departmanların mutlaka hepsine vizyon ve misyonları yeniden hatırlatılmalı. Genelde yöneticilerin fokuslarına kaydıkları için kurum içi yapı genel müdürle değişiyor. Ağırlık merkezi kayıyor. Bunu engellemek için, yurt içi, yurt dışı, üretim ve dağıtım birimlerini birbirinden bağımsız çalışır ve verimlilikleri her an ölçülür hale getirmek şart. 

TRT’nin hem Arap yarımadasına hem Türki Cumhuriyetlere hem de Doğu Avrupa’ya ulaşmak gibi bir zorunluluğu var. Kürt ve Arap kanalları ile belli alanlara ulaşma imkanı bulmuş olmakla birlikte, gidilecek yol uzundur. Arap’ta gücünü OTT TV teknolojileri ile güçlendirmelidir. OTT TV teknolojileri, çoğunlukla mevzuatlara takılmadan ülkelere giriş için en kolay yöntemdir. Ancak OTT TV yayınları yapılacaksa, bunu gerçekleştirebilmek için CDN şirketlerinin de güçlü olması gerekir. Bunun için devlet desteği ile pazarın, daha önemlisi hizmet devamlılığı ve kalitesinin arttırılması şarttır. 

Sanılanın aksine, hibrit televizyonların geleceği yok. Keşke TRT bu konuya anlamsız bir yatırım yapmasaydı. Tabii ki; TRT’nin en önemli hedef ktlesi gençler hatta çocuklardır. Bu nedenle interaktif yayın yapıyor olması çok önemlidir. Ancak bunu sağlamanın yolu hibrit televizyon yayıncılığı değil, OTT TV ve IPTV yayınıdır. 

Çocuklara özel interaktif kanalların arttırılması doğru olacaktır. Özellikle 1-14 yaş aralığı, Türkçe’nin yaygın ve doğru kullanılması için son derece önemlidir. 

TRT özel kanal değildir. Yayın kalitesi, Türk Kültürüne kattıkları, rating için yapacağı anlamsız yayınlardan çok daha önemlidir. Reklam vereni, rating oranları ile değil, prestijli yayını ile çekmelidir. 

Türki Cumhuriyetler ve Doğu Avrupa’da ise durum daha farklıdır. Türki Cumhuriteler’de uydu yayınları oluşturmak zorundadır. O coğrafya ile ilgili yaptığım araştırmalardan aldığım izlenim bunun için set üstü cihaz üreticileri ile anlaşmak gerektiği yönünde. 

Doğu Avrupa ise bundan daha ilginç. Oradaki kanal yöneticileri ile yaptığım görüşmelerde interaktif kanaldan ziyade, LCD panel penetrasyonusorunu var. Hatta birçok tüplü televizyonun, uzatma kabloları ile tarlaya götürüldüğü gibi durumların da yaygın olduğunu biliyorum. Bu durumda bu coğrafyada yapılacak çalışmanın, scart ilaveler ile cep telefonlara bağlanması daha doğru olacaktır. 

Üretime dönecek olursak. Uzun zamandır eli yüzü düzgün, Türk Kültürüne katkıda bulunan iç yapımları ne yazık ki göremiyoruz. Halbuki kurumun insan kaynakları bu tür çalışmaları başarı ile gerçekleştirebilecek, bir kültüre ve birikime sahip. Konuştuğum yapımcıların çoğunun son derece güzel fikirleri var, ancak hemen hepsi imkansızlık ve kendilerine oluşan güvensizlikten rahatsız. 

Bir kaç haftadır birçok köşe yazarının da gündemine gelen kurumun, kapatılması bile verilen teklifler arasında. Bu teklifi yapanlara, bu yüzyılda kültürünüzü nasıl yayacaksınız, nasıl geliştirip, koruyacaksınız diye sormak istiyorum. Televizyonların izlenme oranlarındaki düşüş çokca konuşuluyor, ancak konuşmalarımda yaptığım anketlerde görüyorum ki, insanlar televizyon izlemeye Netflix, Youtube üzerinden devam ediyorlar.

TRT bu imkanları doğru şekilde kullanıp youtube ile güzel bir anlaşma yaptı. Daha sonra yapyığı bir çalışma ile arşivini kendi portali üzerinden açarak başarılı bir dijital dönüşüm gerçekleştirdi. Tabii ki bu büyüklükte bir arşivin açılması aşamasında eksikler var. Arama özellikleri yeteri kadar kuvvetli olmadığı için içinde kayboluyorsunuz. Ama yine de bu ciddi bir cesarettir.

Ancak aynı başarıyı kaliteli kültürel içerikler üretme konusunda gösteremedi. Yarışma programlarında, dizilere hepsi birer içten içe özenme içeriyor. Bunu da kısa zamanda toparlamak devlet desteği ve kamu görevi olan bir kültür kurumu için acil bir zorunluluk.