Pazarlamanın mecraları mı değişiyor?

Her mecranın kendi dinamiği olduğu herkesin malumudur. Konvansiyonel tarafta radyo, televizyon ve billboard tüketicisi ve onların etkileşim şekli değiştiği gibi, dijitalde de facebook, twitter kullanıcısı farklı profillere sahiptir. Aynı kişiler olsalar bile farklı mecralarda, farklı davranışlar gösterebilirler. Yani anlaşılan o ki; her çekik gözlü japon değildir.
Pazarlamada dijitalle oluşan bu kaosu herkes biliyor. Ancak bununla nasıl başa çıkacaklarını bilen pazarlama direktörlerinin sayısı çok az. Kazanılan, satın alınan ve sahip olunan mecralar, her mecranın kendi prime time’ı ve mekanizmaları ciddi kararsızlıklara sebep oluyor.
Özellikle lansman, kurumsal kimlik değişikliği gibi durumlarda bir markanın stratejik değişiklikleri, mecra tercihlerini de çok etkiliyor. Yenilikçi markalar dijital mecraları tercih ediyorlarken, uzun süredir reklam veren markalar alternatif mecraları da deneme lüksüne sahip oluyor. Başarılı olursa da bu pazarlama iletişiminde ciddi bir tasarruf haline geliyor.
Pazarlama iletişiminde tasarruf
Eskilerin “tasarruf satın alırken başlar” sözü özellikle pazarlama faaliyetleri için çok önemli. Özellikle dijitalde kazanılan 1 kuruşun bile ciddi bir değeri var.
Ancak bu sakın yanlış anlaşılmasın, ticari faaliyetlerini devam ettiren bir markanın pazarlama iletişimini durdurması hiçbir şekilde mümkün değildir.
Zaten bizim konumuz ticari faaliyetler olmayan yani pazarlama iletişimi yapmayan markalar değil.
Nereden geldik?
Yazılarıma aşina iseniz, her konuda genel bir tarihçe anlattığımı bilirsiniz. Hiç unutmuyorum bir gazetenin webmaster’ı olduğum dönemde, global bir markanın ana sayfaya konmak için olan reklamını çok da güzel bir bütçe ile almıştık. 90‘ların sonu olan o yıllarda, dijital mecralar o kadar küçüktü ki; reklamcımız, webmaster ve sitenin herşeyi bendeniz, bir grafiker ve bütün dijitalin başındaki yöneticimiz bir masanın dört köşesine otururduk.
Gelen reklamı grafiker ve reklamcı arkadaşımla oturup tasarladık. Siteye kodları yerleştirdik. Tabii ki banker bir yere yönlenecekti globalmarka.com.tr adresine gideceğini düşünmeme rağmen yayın konusunda obsessif olduğum için reklamcı arkadaşıma bu bannerın hangi siteye gideceğini sordum. Çiğdem şöyle bir durdu. Bana bir link söyleyemedi. Siteye baktık. Yok!
O dönemde sitelerde yerlere aylık reklamlar alınırdı. Sonra o reklamlar değişken olmaya başladı. Bu da doğaldı, reklam gelirleri artmak zorundaydı. Sonra Google adwords, geldi. Herkes kelime bazlı reklamlara yöneldi. Markalar bu dönemde arama sonuçlarında en üstte olma yarışına girdiler. SEO faaliyetleri ve maliyetleri yükselmeye başladı.
Sonra facebook, profillemeleri oluşmaya başladı. İşte burada sonrası karışmaya başladı. Mobilde web sitelerinin dışında, reklam uygulamalara kaçmaya başladı. Düşünün Türkiye’de yatırımcı arayan bir şirketsiniz, bulunduğunuz yere Business bilet alan bir iş adamına iş teklif etmek, en azından bağlantı kurmak istemez misiniz?
İşte bundan sonrası ciddi anlamda karışmaya başladı. Artık yaptığınız uygulama bir mecra, başka uygulamalar içindeki üyelerin faaliyetleri üzerinden reklam oluşturmak mümkün oluyor. Peki bu durumda bir markanın görünürlüğünü sağlamak için ne gibi içerikler üretmesi ve bunların hangi mecralarda kullanılması konusunda strateji üretilmesi ne kadar kaotik ve zorlu bir süreç olacaktır.
Markaların pazarlama direktörleri, sosyal medya da bile twitter üzerinde gündeme(trend’e) özel içerikler üretirken kullandıkları iletişim tonunu bile değiştirmek zorundayken nasıl bir strateji oluşturabilirler.
Açık söylemek gerekirse, “medium is the message” dünyası acaba ciddi stratejik hataların çok hızlı şekilde gerçekleşebileceği, kaotik bir faaliyetin ortaya çıkmasına mı sebep oldu. Tabii pazarlama iletişimi o kadar karmaşık bir noktaya geldi ki; faaliyet alanı pazarlamadan, dijital dönüşüme hatta yapay zekaya kadar her konuya genişledi.
Dijital dönüşümün başında CDO’ların olması gerektiğini söylerken, konuyu sahiplenen ikinici koltuğun CEO değil CMO olması gerçekten çok doğru olur. Bu da pazarlama dünyasını yeni kaosların içine sokacak gibi görünüyor. Açıkcası Amerikadaki bir markanın pazarlama direktörünün çıkan ürün bütün dünyada pazarlama iletişimi gerektirse de, Türkiye’deki pazarlama direktöründen daha rahat bir hayatı olacağını düşünüyorum. Zira konvansiyonelde olduğu gibi dijitalde de lokal ve global mecraların iletişim şartları birbirinden çok farklı. Bu da Türkiye’de pazarlama direktörü olmayı bence ciddi anlamda zorluyor.

Yayınlayan

Atif Unaldi

Setting up the BBS system enabling the communication of two persons over telephone lines when he was a student at the Physics Department at the Bosphorus University, Atıf Unaldı established the first Internet connection in Turkey. He achieved a “first of its kind” type project again in Turkey by making an Internet and information program at Radio D (Radio Club) named “Farenin Kuyrugu” (The Tail of the Mouse) between 1992-1994. In 1994, he prepared, presented and produced a nightly live show,”RadyoNet”, appearing five weekdays on Kanal D. This was the first program consisted of live computer pictures from beginning to end. Atıf Unaldı was the General Director of the first Internet server in Turkey, Anadolu.Net, between 1994-1996. Being the supervisor of the World Air Games I in 1996 and 1997, he registered the sportsmen into the games over the Internet and Intranet. In 1998, he also became the Internet supervisor of the Sabah Group, and worked as a consultant in the project to sell Sabah Kitapları (Sabah Books) over the Internet. In the same year, he continued to write at his column (Yeni Ufuklar-New Horizons) in the .Net magazine, which was a publication of the Milliyet Group. In 1999, he was appointed as the webmaster in Ihlas.Net, and he also designed and administered it. In the very same year, he wrote at a column in an IT magazine, Pcweek of the Sabah Group. In the meantime, founding a web-design company, Artmedya, Unaldı prepared an Internet magazine talk show program for BRT, GeceNet, which he presented with Romina Ozipekci. Later, continuing to write in his column in the magazine, Canteen of the Aksam Group, Atıf Unaldı gave web-design lectures in the Ceramic Department of the IU. Leaving his position in Canteen upon the establishment of the Interporbil Group, Unaldı has been a columnist in the economy magazine, EkoTimes. At the moment, Atıf Unaldı is the columnist in the Computerlife magazine. He has been also a columnist in Finansal Forum newspaper every Wednesday. Being the brand consultant of Buybye.com, Unaldi produced and presented a programme, TRON, in Technology Channel. As of December 2004, becoming the IT Director of Star Media Group, Unaldi carried out the editorship of STARTEK supplement of Star newspaper. Currently being the Internet Director of Kanal D and Star Tv, Unaldi also produces the Technorock programme in Rock Fm. Being one of the founders of the group called Sitebuilders supported by Microsoft, Unaldı has been organising conferences, seminars and panels concerning “Web-design”, “mobile Internet”, “e-trade” and “advertisement in the Internet” with the group. The group has been successfully providing the persons and organisations with its free educational studies. Published Books 2006 Netizen ( Internet Dictionary ) The contests he participated as a juryman: 2002 - Altın Örümcek Web Contest 2003 - Altın Örümcek Web Contest 2004 - Grafi2000 Flash Animation Contest 2004 - Altın Örümcek Web Contest 2005 - Altın Örümcek Web Contest 2006 - Web Marketing Assotion - Web Awards His published articles: The Structuring of the Internet in the Information Society of Turkey, Yeni Turkiye Dergisi (The New Turkey Magazine), March 1998 Web-design criteria, Yıldız Technical University Publication, 1994 Conferences, Seminars and Professional Activites: 1999 - Informing the sitebuilders and e-trade and web-design seminars in Microsoft headquarters (Istanbul) 1999 - Web-design, e-trade, Media Technologies seminars within Microsoft (Ankara, Istanbul, Izmir, Konya, Antalya) 2000 - e-trade seminars within Kosgeb (Ankara) 2000 - e-trade seminars in the Fatih University (Ankara) 2000 - The Bilgi University Internet seminars (Speakers: Microsoft Turkey General Director Sureyya Ciliv, Atıf Unaldı) 2000 - Within the framework of the IT 2000 activities, e-trade and web design seminars (Istanbul) 2003 - PRCI Turkiye (Istanbul) 2003 - Wireless Forum ( İstanbul) 2003 - ODTU ( Ankara ) 2003 - Mobiliz.biz ( İstanbul ) 2004 - PRCI ( İstanbul) The softwares he translated: 1996 - Windows Commander 2000 - Babylon Internet Dictionary 2002 - Sitepublisher Softwares: 1992 - The installation of two radio automation systems (Radyo Kulup and Radyo C) (1995) 1994 - The software of two computer programs (Crossword and Puzzle) which were played with the participation of the television audience at Kanal 6 television. 1996 - The Turkish version of a program called Windows Commander 1998 - A computer software enabling the automation of the TV advertisement department The organisations he is the member of: WSP (Web Standards Project) A global organisation Sitebuilders Microsoft ASP Guilt A world organisation Isoc (Internet Society) A world organisation Mobiliz.biz Mobile Advertising Platform CehTURK

One thought on “Pazarlamanın mecraları mı değişiyor?”

Yorumlar kapalı.