2017 Teknoloji Bilançosu

2017’nin sonuna büyük hızla yaklaşıyoruz. e-İş dünyası bu yıl dijital dönüşüm, endüstri 4.0, yapay zeka, sanal gerçeklik konularına yoğunlaştı. O yüzden bu yılın başarılı markalarını belirlerken, onları öncelikle bu konularda değerlendirmek gerektiğini düşünüyorum.
İlk sektörümüz finans
Her ne kadara Ege Cansen bir para birimi olarak görmese de “Bitcoin” bu sektörün özel ödülünü alıyor. 10.000’i görür mü diye tartışırken, demin telefonuma gelen mesaj 10.810 doları söylüyor.
Finans sektörünün en büyüğü bankalara gelince, dijital dönüşüme başlamış olanları en başarılı saymak gerektiğini düşünüyorum. Geçen aylarda yaptığım ve bankalara duyurduğum çalışmanın sonuçlarına göre müşteri odaklılığı konusunda en başarılı olan Garanti Bankası. İkinci sırada TEB’i görüyorum. Üçüncü sırada ise ING bank, en hızlı müşterisine dokunan bankalar arasında. Dördüncü sırada iOS 11.2’de tutar girişi hatası ile karşılaşıp bunu haftalardır çözemeyen İş Bankası var. Beşinci sırada ise sıkıştığı bürokrasiden çıkmayan Yapı Kredi Bankası var. Benim listemde en son sırada enpara.com var. Reklamlarında söylediği teknolojiye sahip olsa da, müşterisinin sorunlarının farkına varıp ona çözümler üretmekte çok başarısız.
Operatörler
Bu sektörün en başarılısı yine dijital dönüşüm ve müşteri odaklılık alanında Türk Telekom. Her ne kadar TTnet dönemindeki performansını gösteremese de özellikle Paul Doany’nin kişisel desteği dışardan çok sempatik çok etkileyici görünüyor. İkinci sırada müşteriye sunduğu hizmetlerle Vodafone geliyor. Keşke Netflix, Fast Track gibi kampanyalarını, lounge hizmeti gibi sınırsıza taşısalar.
Üçüncü sırada ise Turkcell var. BiP gibi inovatif çözümlerini arttırırlarsa gelecek yıl bu listenin en üstüne de çıkabilirler. Zira müşteri odaklılık alanında hiç eksikleri yok.
Havayolu Şirketleri
Malum işimiz gereği çok uçuyoruz. Son günlerde dikkatimi çeken en ciddi değişiklik Atlas Global’de. Gerek müşteri memnuniyeti, gerekse kurumsallık açısından çok başarılılar. Çalışanları, hem görünüş hem de destek anlamında çok başarılı. Mobil uygulamaları, web siteleri düzgün çalışıyor. Bu alanda en başarılı bulduğum ikinci havayolu şirketi ise fiyat/performans noktasında da harika olan Sun Express. Geçenlerde denk geldiğim, emekli olmak üzere olan pilotlarına son uçuşlarında, yolcularla bir uğurlama yapmaları da kurum içi iletişimin kalitesini gösteriyor. Üçüncü sırada, daha da aşağı düşme yoluna ilerleyen THY geliyor. Ben büyük büyük sponsorlukler yerine müşteriye odaklansalardı daha başarılı olacaklarını düşünüyorum. Şu an yeni siteleri ciddi hatalar veriyor. Mobil uygulamaları devamlı şifre istiyor. Kullanıcı arayüzü ise ciddi hatalara sahip. THY’nin üzerindeki ölü toprağını atması şart. Bu listenin sonunda ise Onur Air var. Mobil uygulaması native bile olmadığı gibi online bilet almakta çok zorlanıyorsunuz. Uçaklarda mürettebat yolculara çok yardımcı değil. Dijital önüşümün en başında.
Yılın önemli gelişmesi
Genelde bu alanda yılbaşında yaşananlar yılın sonuna doğru unutulur. Eğer unuttuğum bir gelişme varsa özür dilerim ama benim bu konudaki tek önemli gelişmem ZTE ve Netaş arasında üç alanda gerçekleşen eğitim, destek ve know how anlaşmasıdır. Çin’in devi ZTE ve Netaş arasındaki bu anlaşmanın Müjdat Altay gibi bir duayenin elinde daha da gelişeceğini eminim bu yıl içinde göreceğiz. Ben bu anlaşmanın Türkiye’ye 5G alanında güç gösterme imkanını da vereceğini düşünüyorum.
IPTV
Bu alanda Tivibu geçen yıldaki performansını ne yazık ki gösteremiyor. Yeni arayüzü makineleri ciddi anlamda yavaşlattı. Canlı yayını geri almak teknik sorunlara yol açar oldu. Makine geç açılıyor. Kanal değişimleri çok yavaşladı. Her seferinde STB’nin yeniden açılması çok yavaş oluyor. Apple TV’nin ikinci versiyonu belki on yıl önce çıkmış olsa da STB olarak IPTV olmamasına rağmen çok daha fazla performans gösteriyor. Böyle devam ederse bu yıl churn oranları ciddi anlamda yükselecek. TV+’ı bir süredir inceleme imkanım olmadı, ancak onların da Tivibu’dan mutsuz aboneyi kazanmak için ciddi çaba harcamaları gerekiyor.
OTT TV
Bu alanda benim birincim Puhu TV. Geçen yıl doğru bir yapıma destek vererek hızlı bir büyüme sağladılar. İkinci sırada ise Netflix geliyor. Özellikle son dönem reklamları Puhu ile aynı gurubu hedef alırken, global olmanın avantajlarını kullanıyorlar. Üçüncü sırada ise Youtube var. Red uygulamasını Türkiye’ye getirmediği sürece bu sektörün altlarına inecektir. Ne yazık ki en sonda ise Blu TV var.
2017’nin bilançosu bence ümit veriyor. 2018’de herkesin takkesini önüne alıp düşünmesi, hatalarından sonuç çıkarması ve daha iyiye doğru adım atması gerek.