Kayseri ve Cisco

Geçen hafta Erciyes Üniversitesi’nin konuğu olarak Kayseri’deydim.
Benim için önemli bir geziydi. 3-4 yıl önce Kayseri’de iş adamlarına dünyanın gidişatı ile ilgili bir konuşma yapmıştım. O dönemde uzay madenciliği, sanal paralar, endüstri 4.0’ı anlattığımda salondan ciddi bir tepki alamamıştım. Fakat üniversite beni Endüstri 4.0 dinlemek için çağırmıştı. Sanıyorum bunun en önemli sebeplerinin başında, işadamlarının para kazanmaya odaklı olması geliyor. Ancak bakıyorum öğrenciler vizyon konusunda onlardan çok daha ileride.
Daha önceki konuşmamda Amazon’un kurucusu Jeff Bezos’u sorduğumda salondan kimsenin tanımadığını görmüştüm. Öğrenciler bu konuda hem Amazon’u hem de Jeff Bezos’u iyi tanıyorlardı.
Daha önce Endüstri 4.0’dan konuştuğumda işadamları bunu bir vizyon konuşması olarak dinlerken, öğrenciler geleceklerini şekillendiren ve bir strateji ile yaklaşmaları gereken bir kavram olarak bakıyorlar. Hatta öğrencilerden biri, bir teknik gezi sırasında, bir işçinin endüstri 4.0 kavramı ile birlikte işsiz kalma endişesini paylaştığını ancak kendisinin bu konuda onu teskin edecek birşey söyleyemediğini anlattı. Benden bu konuda fikir sordu. Açıkcası bu gösteriyor ki; öğrenciler işin sadece endüstriyel kısmını değil, psikolojik ve sosyolojik kısmını da önemsiyorlar. Bunu ne yazık ki; işadamlarında görememiştim.
Daha önceki konuşmamda bana yöneltilen sorular daha çok konvansiyonel iş yapış şekilleri ile ilgili iken, öğrenciler bana daha çok yeni nesil iş yapış şekilleri ve burada avantaj sağlamanın yollarını sordular.
Tabii ki; yeni teknolojiler ve iş yapış şekilleri ile ilgili gelen her samimi soruyu bütün ciddiyetimizle, soru soranın konu hakkında daha önce yapıp yapmadığı araştırmalara bakmaksızın cevaplıyoruz. Ancak benim bu iki toplantıdan çıkardığım sonuç Z kuşağının, işadamlarına öğretecek çok şeyi olduğu yolunda.
Böyle anlatınca, alınanların olacağını tahmin ediyorum. Ancak bu bir durum tesbiti. Üstelik bu durumu avantaja çeviren iş adamları da biliyorum. Mesela Ege Üniversitesinde daha önce görüştüğüm öğrencilerin bir kısmının dünyanın markaları yöneticilerine “tersine mentorluk” yaptığını biliyorum.
Eğer Kayseri’li işadamları da özellikle endüstri mühendisliği öğrencilerinden “tersine mentor”luk almak isterlerse, Erciyes Üniversitesi endüstri mühendisliği bölümünde çok organize ve başarılı bir grup öğrenciyi refere edebilirim.
Tabii burada dikkat çeken konulardan biri de İzmir’li işadamlarının yeniden tanımladığı mentorluk durumu. Gençler de mentorluk yapabiliyorsa, daha acaba hangi kavramlar değişiyor yada eskiden anladığımızdan farklı bir şekle bürünüyor.
İşte bunları bu hafta televizyon programında da konuştuk. Bitcoin paraya bakışımızı nasıl değiştirdiyse, kabul etmesek bile espor, spora bakışımızı o şekilde değiştirdi. Hepimiz bu değişimleri algılamaya, uyum sağlamaya çalışıyoruz. Galiba bizim kuşağın sınavı da bu.
Üstelik sadece bizim için değil, teknoloji şirketleri için de büyük bir sınav. Büyük şirketlerin büyük kısmı gelişmelere uyum sağlamaya çalışırken, teknoloji şirketlerinin bir de bu yıkım içinde yol göstermesini bekliyoruz.

Cisco’dan bir müjde!

İşte benim için IPTV konusundaki innovatif yaklaşımları ile Cisco tam da böyle bu profile uyuyor. Bu hafta Türkiye genel müdürü Cenk Kıvılcım ile uzun ve çok güzel bir sohbet imkanı bulduk. Bana bu toz duman arasında yeni teknolojiler ve özellikle dijital dönüşüm alanındaki planlarını anlattı. Üstelik Cisco bu konuda, Türkiye’ye özel bir strateji çizerek konuyu oldukça yerel bir yaklaşımla inceliyor. Cenk Kıvılcım, dijital dönüşüm pazarında özellikle ulaşım, lojistik ve enerji dikeylerinde Türkiye’nin ciddi projeler üretmesi gerektiğini vurguluyor ve bu konuda globali de etkileyerek İstanbul’da bir innovasyon (kendi deyimi ile ivmelendirme) merkezi kurmanın müjdesini veriyor. Şu an çalışmaya başladıkları bir startup olduğundan bahsetti. Ancak bu sayıyı kısa zamanda otuzlara çıkarmak istediğini söylüyor.
Türkiye’nin doğru stratejilerle kısa zamanda güzel projeler çıkaracağını belirtiyor. Ancak dikkatli hareket edilmesi gerektiğini, daha önce yapılan hataların tekrarlanmaması için işin ehline verilmesi gerektiğinin altını çiziyor.
Açıkcası ben de hem bunun hem de Cenk’in sohbetimizde bahsettiği bütün konuların altına imzamı atarım.