Mobil Uygulamalar (THY, Cosa, Tivibu Go …)

Kullanıcı dostu mobil uygulamalar her zaman bir adım önde

Sosyal medyanın Netizen (internet vatandaşı) kullanıcıları tarafından yaygın şekilde kullanılmaya başlaması alıştığımız web’e olan ilgiyi azalttı. Bu da web sitelerinin SEO tarafında gücünü toplu yapılara bırakmasına sebep oldu. O yüzden markalar yerleşik internette çoğunlukla sosyal medya, pazaryerleri gibi toplu alanları kullanmayı tercih ediyor. Bu, mobil interneti de ciddi anlamda etkiledi. Tarayıcı kullanımından uzaklaşan mobil kullanıcı da uygulamalara yöneldi. Aslında bunun bir başka sebebi de cep telefonlarının üzerindeki sensörlerin ve birçok yerde ihtiyaç olan kullanıcı izinlerinin ancak uygulamalar üzerinden alınması.

Yapılan araştırmalar ortalama bir kullanıcının cep telefonunda 70 civarında uygulama olduğunu gösteriyor. Bu uygulamalardan bazıları o kadar niş konuları içeriyor ki… Ayda yılda bir kullanılmasına rağmen yine de yüklü kalması gerekiyor. Bunlar, genelde markaların kendi geliştirdikleri uygulamalar…

Menüler ve Navigasyon

Büyük markaların yaptığı uygulamalar dijitalleşme trendlerinin etkisiyle artık hamburger menüleri gibi klasik veri tabanı kullanmıyor. Kullanıcı dostu ara yüzler tercih ediliyor.

Son dönemde bu konuda iki örnek gördüm. Birisi Türk Hava Yolları’nın mobil uygulaması. Açılışta bizi bilet ve check-in gibi uygulama kullanıcısı için hayati iki konu karşılıyor. Ancak bu alanlarda yapacağınız faaliyetleri, Miles and Smiles kullanıcısı olarak bağlansanız bile sistem sizi belli bir süre sonra attığı için kullanmak neredeyse imkansız. Hatta bu uygulamada keşfettiğim en ilginç hatalardan biri, Miles and Smiles üyeliğini açsanız bile yaptığınız işlemlerin kaydının alınmaması.

Bu menü sistemlerinden dikkatimi çeken en iyi Türk uygulama Cosa. Kombilerin dijitalleşmesini sağlayan projenin uygulaması ciddi bir kullanıcı deneyimi içeriyor. Her an evdeki kombiye bağlı olan baz istasyonundan bilgi alması gereken uygulama bunu sorunsuz gerçekleştiriyor. Üstelik her baz istasyonu başka bir lokasyonda ve farklı internet bağlantılarına sahip olmasına rağmen… Bu arada, uygulamanın kullanıcı deneyimi çok güzel çalışıyor. Kullanırken bundan sonra nereye basmam gerekiyor acaba hissini yaşatmadan ihtiyacınız olan tuşlar karşınıza çıkıyor.

Bu noktada yapılacak işlemlerin veri ağırlıklı olmasından dolayı, klasik menüler kullanan İş Bankası uygulaması da özelleştirilebilir menüler sayesinde bir farklı çözüm bulmuş.

Elbette, mobil uygulamalar için ekran büyüklükleri de ciddi sorunlar arasında. Bunu çözmek için yapay zeka kullanan iki farklı yaklaşım dikkatimi çekiyor. Biri Garanti Bankası, diğeri de Apple Watch üzerindeki dashboard (dashboard’un da bir uygulama olduğunu unutmamak gerek). Ancak yapay zekanın özellikle iki dil kullanan bir power user’ın ihtiyaçlarını anlamaktan çok uzak olduğunu söyleyebilirim. Bu nedenle kullanıcıyla etkileşim haline giren yönlendiren uygulamalar gibi yapay zekayı genelde kullanmamayı tercih ediyorum.

Navigasyon konusunda hala en iyi yöntemin iyi bir kullanıcı deneyimi olduğunu düşünüyorum. Bunu da bahsettiğim uygulamalar arasında en iyi yapan ‘Cosa’. En kötü yapan konusunda ise kararsızlıklarım var. Malum tavanın belli tabanın belli olmadığı bir iş bu. Ancak elindeki seksi içeriği en kötü sunan uygulama konusunda en çok dikkatimi çeken Tivibu Go. Birçok kanalın video içeriklerini elinde bulunduran uygulamanın, çok iyi bir kullanıcı deneyimi vermesi gerekirdi. Ancak mevcut uygulama ekran büyüklüğü engeline takılmış kalmış. Uygulamayı yönetmek, kanallar arasında geçiş yapmak, geçmişe gitmek ciddi anlamda azap. Bu güzel içeriğin bu kadar yanlış kullanımı insanı çok üzüyor. Halbuki uygulama, cep telefonu üzerinde bu tip bir içeriği sosyal TV imkanları ile de birleştirip harika bir televizyon deneyimi yaratma imkanı sunuyor.

Geçenlerde üç yaşına basan kızım Zeynep Su ile birlikte geçirebileceğimiz vakitte Apple TV üzerinden çok seveceği bir filmi açtım. Gördüğüm kadarı ile ne filmin süresi bu kullanıcı kitlesinin alışkanlıklarına uygun yapılmış, ne de mecrası. Artık çocuklar televizyon seyretmektense üç-beş dakikalık videoları mobilden seyretmeyi tercih ediyor.

Geçenlerde okuduğum Xsight araştırması da bunu destekler nitelikte; 15 yaş altı gençler cep telefonu ile her şeyi hallediyor, televizyon sahibi olmak istemiyor ve hatta kullanmıyor.

Bu, Tivibu Go gibi uygulamalar için harika bir imkân. Ancak ne yazık ki bu fırsatı değerlendiremiyorlar.

Bu slayt gösterisi için JavaScript gerekir.