Dünyanın büyük teknoloji şirketleri o kadar hızlı ve çok çalışıyorlar ki; kimse yaptıklarının şirket yönetimini ne kadar etkilediğini görmüyor, göremiyor. Hepimizin çok başarılı bulduğu, Google, Apple ve Microsoft’un genel bir SWOT analizini alsak, zayıf yönleri ve karşılaştıkları tehditleri nasıl değerlendirmek gerekir?

Google
Google’ın en güçlü yönü tabii ki dünyanın an popüler bilgi kaynağı olan web’i elinde tutması ve bunu yapmak için kullandığı arama motoru, indeksleme sistemi ve botlarıdır. Ancak Google projelerinin birbirine entegre olmayışı, olamayışı gerçekten düşündürücü. Mesela Gmail’inize gelen bir e-postanın eklenti dosyalarını, otomatik olarak Google’ın zaten sahip olduğu sürücü (Google Drive’a) atamaması bunun en basit örneklerinden biridir. Projeler arasındaki entegrasyon problemi o kadar ciddi bir hal aldı ki; Google’a “Google Drive” yazdığınızda Wikipedia’nın ilgili başlığı geliyor. Google işte bu sorunu çözmek için Alphabet’i kurdu. Ancak geçen zaman holdingleşmenin sorunu çözmek yerine iyice grup şirketleri arasındaki çekişmelere dönüştüğünü gösteriyor.
Google’ın en büyük tehditi bu zayıflığının da içinde bulunduğu kontrolsüz büyüme. Bu girdikleri birçok yeni ülkede başlarına mevzuat problemleri açıyor. İşin kötü tarafı bu mevzuat problemleri ve özellikle de vergiden kaçınma faaliyetleri, aradan bir iki yıl geçtikten sonra yüklü cezalar olarak kendilerine dönüyor.
Fırsat noktasında ise Google’ın elinde yıllardır oluşan indekslenmiş web verisinin yapay zeka için inanılmaz büyük bir veri kaynağı olması var. Şu an bilişsel öğrenim ile çalışan bir yapay zeka için sahip olunabilecek en verimli veri kaynağının sahibi Google. Ancak tabii projeleri arasındaki entegrasyonu daha net sağlayamazsa, arama motoru indeksleri ile yapay zeka iki farklı yöne düşerse buradan büyük bir fırsatı kayıp etmiş olurlar.

Apple
Apple’ın en güçlü yönü için herkesin aklına gelen ilk başlık eminim Steve Jobs. Bana sorarsanız güçlü taraftan ziyade en büyük tehdit. Benim Apple için tanımlayabileceğim en güçlü yan yazılım kalitesi, odaklanan yapısı ve Steve Jobs döneminde kurduğu servisleri. iTunes ve bulut servisleri olarak görüyorum. Apple’ın ürünlerini birbirine bağlayan senkronize veri ağı, kullanıcıların da en ciddi sadakat yapısını oluşturuyor. Bu nedenle genellikle iyi Apple müşterileri, verimli bir bilişim altyapısı için, bütün ürünleri markanın çözümlerinden seçmek zorunda olduğunu bilir.
Apple için güçsüz yönden önce tehdidi yazmak doğru olur. Yıllardır yatırımcı, CEO çatışmasında Steve Jobs’ın haklılığına inanan yatırımcı Tim Cook’a hakettiğinden daha çok değer veriyor gibi görünüyor. Bu aynı zamanda Apple’ın en güçsüz yönü.

Microsoft
Yılların büyük teknoloji şirketinin müşteri yapılandırması çok ilginç. Yarısı kurumsal, yarısı da kişisel müşteriler. Ürün yelpazesi o kadar geniş ki; kazandığı müşterisinin kendisinden ayrılması çok zor. Herkesin yazılım şirketi olarak tanımladığı Microsoft’u açıkcası ben iyi bir pazarlama şirketi olarak tanımlarım. Zira Microsoft’un sektöründe lider olan çözümlerinin (satış anlamında değil, popülerlik ve başarı anlamında) çoğunu kendisi yazmamış satın almıştır. DNA’larında kişisel bilgisayar ve kişiselleştirme olan Microsoft hiçbir zaman iyi bir network ve internet şirketi olamamıştır. Bunu Windows’un ağ altyapısının Unix tabanlı bilgisayarlara göre ne kadar sonradan ekleme olduğunu incelediğimizde farkediyoruz. Aynı şekilde, yakın zamana kadar Microsoft’un browser çözümü olan ve Netscape’in yerle yeksan olmasına sebep olan “Internet Explorer”da aslında Microsoft’un kendi yazdığı bir yazılım değildir. Bir satın almadır. Tıpkı Hotmail, Skype gibi.
Microsoft’un en güçsüz tarafı, kendini bu bilgilere rağmen bir yazılım şirketi olarak konumlandırmasıdır. Bu nedenle aslında yıllarca çok başarılı oldukları donanım tarafını görmezden geldi. Bu nedenle birçok kişinin kendisine çok ümit bağladığı yeni CEO Satya Nadella’nın da aynı hataya düşmesi konusunda endişelerim var. Ancak Microsoft’un son bir iki yılda ciddi anlamda yol aldığını da çok net görebiliyorum. Tabii ki son dönemde trendler Microsoft’un güçlü olduğu tarafa gitmezken bile bence en büyük fırsatı yine de CEO Satya Nadella.