Bu hafta oldukça yoğun geçti. SAP Forum’un Kamu odaklı Ankara bacağına konuk oldum. Bir tam gün geçen organizasyon, ERP sektöründe hatrı sayılır bir pazar payı olan bir markanın ve öncelikle kamu ve devamında güçlü özel sektör müşterilerileri ile büyük bir ekosistemin, neler yapabileceğini görme açısından önemliydi. Hep dijital dönüşmden bahsediyoruz, ancak sektördeki büyük şirketler ve daha önemlisi her seferinde yavaş olduğundan yakındığımız kamu bu konuda neler yapıyor? Bakış noktaları nedir? Bunları incelemek açısından önemliydi.
Öncelikle kamu dijital dönüşümü alanındaki önemini tansaction sayısı ile ölçümlüyor. Ben ölçümlemenin önemine çok inanıyorum. Ayrıca iyi veya kötü her ölçümlemenin kurum ve kişileri bulundukları noktadan ne tarafa gitmeleri gerektiği yolunda bir rehmer olduğunu düşünüyorum. Bu yüzden bu ölçümlemenin de gerekli olduğunu düşünüyorum. Dijital dönüşümde bir kurumun önemini belirleme noktasında taransaction sayısı bence cirodan daha iyi bir fikir.
Katılımcılar arasında bulunan TOFAŞ, Akfen Holding, Güvenal Gaz, Bereket Enerji, İETT, İGDAŞ, Merih Asansör, Türk Telekom International, Üstünberk Holding, Türkiye İhracatçılar Meclisi, Türk Kızılayı günlük transactionı azımsanamayacak kurumlar.
Organizasyonun içinde bir ara SAP Türkiye Genel Müdürü Uğur Candan ile tanışma ve konuşma imkanı buldum. Uğur beyle neredeyse aynı dönemlerde Boğaziçi Üniversitesinde olduğumuz için, daha önce tanışmamış olduğumuza şaşırdık.
Uğur bey’den SAP’nin dijital dönüşüme bakışını sordum. SAP dijital dönüşümü 5 ana bacakta topluyor. SAP’ye göre dijital dönüşümün merkezinde, dijital çekirdek var. Yani bir kurumun, hem organizasyonunu hem de operasyonunu dijitalleştirmesi. Daha sonra önem farkı gözetmeksizin müşteri ilişkileri yönetimi, iş ağları, çalışan organizasyonu ve akıllı nesneler geliyor. Uğur beye bunların hangisi diğerlerinden daha önemli diye sordum. SAP için, dijitalleşme yoluna çıkan bir kurumda bunların hepsi ile aynı anda ve aynı oranda uğraşmak, iyileştirme yapmak gerekiyor. Bazen, eğer bir kurum bunlardan birine başlamış veya başarmışsa, o alanı pas geçebiliyorlarmış
Tabii bu yolda ilerlerken iki konuyu önemsemek SAP’nin dikkate aldığı alanlar arasında. Birkaç hafta önce Türk girişimi Cosa’yı yazarken dikkat çekmeye çalışmıştım. Artık inovasyonada tasarrufa yönelik çalışmalar yapmak dikkat çekiyor diye. SAP de işte tam bu noktaya parmak basıyor. Bu beş alana çalışırken inovasyon ve yanında sadeleşme ve tasarruf yöntemlerinden bahsetmek gerekiyor.
Ben SAP gibi bir ERP yazılımının yüksek pazar payına rağmen dijitalleşmeyi öncelikleri arasına almasından ve dijital transformasyonu sadece bir iki yazılım ve hizmet satmadan daha derin görmesinden çok mutlu oldum.
SAP organizasyonundan sonra biraz uzun bir uçak yolculuğu ile Mersin’e evime döndüm. Saat sabaha yaklaşmıştı. Bu nedenle evimin kapısını, yeni akıllı ev projem ile açtım. Bültenini ilk okuduğumda PRONET’in yeni akıllı kilit sisteminden çok etkilenmiştim. Apple smart watch ilk çıktığında, otel kapılarını otomatik açacağından bahsediliyordu. Tim Cook bunu daha gerçekleştiremedi ama PRONET bu konuda çok başarılı bir üretmiş. Ürünü evime ilk bağladıklarında ustaya bunu Mersin’de kaç kişi kullanıyor diye sormuştum. O da hizmetin de yeniliğinden bahsederek, ilk kullanıcının ben olduğumu söyledi.
Ancak evimizin temizliğini yapan hanımefendi bile kısa zamanda alıştı. Evin kapısına geldiğinde bana bir mesaj atıyor, kapıyı o anda açabiliyorum. Giriş çıkış saatlerini net şekilde görebiliyorum.
Hatta geçmişe dönük bir haftalık anahtar faaliyetlerinden haberdar olabiliyorum. Kilit sistemi, manuel olarak çalışabildiği gibi akıllı telefona yüklenen bir yazılım sayesinde de kullanılabiliyor. Bence bundan daha önemlisi yazılımı smart watch üzerinden de kontrol edebiliyor olmamız. Her ne kadar Tim Cook’un saat tanıtımında videoda gösterdiği gibi saat takılıyken kolu tutmak yetmiyor olsa da bir iki tık ile kapıyı güvenli bir şekilde açmak mümkün oluyor.
PRONET’in bu hizmetini de Cosa gibi inovatif buluyorum. Pronet kendi altyapısı üzerinden çalıştığı için birçok nesnelerin interneti uygulamasına göre daha güvenli çalışıyor. Tabii uygulamayı çalıştırabilmek için PRONET’in standart sistemine üye olmak gerekiyor. Bunun bir maliyeti var. Ama bu maliyete değer bir durumu hizmet olduğunu söylemem gerekiyor.