Ben tarihleri hatırlamakta zorlanır ancak olayları hiç unutmam. PFChangs Etiler yeni açılmış, o efsane dynamite shrimp’i tattırmak için bizi konuk aldıkları gündü. CNNTurk’ten muhabir arkadaşlar arayıp, internette veri güvenliği ile ilgili bir röportaj yapmak istemişlerdi. Ben de yemeğin arasında PFChangs’de uygun bir yerde sorularını cevapladım. O zaman özellikle facebook üzerinde herkesin ön kapyı güvende tutmaya çalıştıklarını ancak asıl problemin uygulamaların aldığı izinler olduğunu söylemiştim. Bunu düzenlemek için de http://mypermissions.com sitesini (O zaman mobil uygulaması yoktu) önermiştim. Hatta muhabir arkadaş altyazı olarak yazmak için bana daha sonra telefon açıp bir daha sormuştu.
Üzerinden kaç yıl geçti bilmiyorum. İki önemli sorunu aynı anda gördüğümüz ciddi bir problemle karşılaştık. Akılda kalması ve çekici olması için sayıları çok önemsemeden ancak olayları hikayeleştirerek yazıyorum. Trump’ın dijital kampanyasının başındaki kişi, yahu bu seçmenin bilgisini nasıl toplarız diye bir akademisyenin kurduğu bir büyük veri şirketine gidiyor. Bu veri şirketi bir uygulama çıkarıyor. Uygulamayı iki yüzbin kişi indiriyor. Ancak bu kişiler son derece basit bir yetki veriyor uygulamaya. Kişilerin arkadaşlarının da isim ve profil bilgilerine ulaşmak. Veri bir anda 50 milyon kişiye ulaşıyor.
Sonra bu verileri alan kampanya yöneticisi, moda tabiri ile persona’lar oluşturuyor. Onların hassasiyetlerine uygun fake haber siteleri oluşturup, bunların reklamlarını o kişilere ulaştırıyor. Seçimden sonra söylentiler, dedikodular arşa değiyor. Ama yetkililerde hiç ses yok. İşin içinde Rus şirketleri olduğu söyleniyor. İnsan bir anda resmen ne oluyor bu dünyaya diyor.
İşin bir muhasebesini yaptığımızda facebook bunda en az suçlu taraf. Ancak son gelişmelerden iş artık ortaya çıktıktan sonra Mark (artık kim olduğunu söylemeye gerek yok) herkesten rol çalar gibi özür diliyor. Gazetelere sayfalarca özür mesajları yolluyor. Ancak hani Jurassic Park’ta mutfakta geçen bir sahne vardır. İnsanlar ses yapmamaya çalışır ama T-rex bir küçük ses duyar ve bundan sonra hızla yüzünü o tarafa çevirir ve devamı hızlı bir kovalamaca olur.
Facebook artık bu noktada herkes toplanan verilerin içini kurcalamaya, gagalamaya başladı… İlk bulgular özellikle android işletim yüklü cep telefonlarında konuşma bilgileri ve hatta SMS loglarının da facebook tarafından toplandığı yolunda…. Bana sorarsanız bu tavşan deliğinin başı.. Takip edenler bilirler bir süre önce facebook ile ilgili yakaladığım güvenlik problemi yüzünden uygulamayı silmiştim. Eğer doğruysa gerçekten çok derin bir güvenlik deliğinin başında duruyoruz.
Çıkardığımız ders nedir derseniz. Öncelikle Apple’ın Steve Jobs zamanında koyduğu ve Tim Cook’un bir süredir delmek için yol aradığı katı kurallar çok doğruymuş. Android bu noktada güvenlik açıklarına davetiye çıkarıyor. Ama Tim Cook’un Apple’ı da bu noktada follower olmaya başladı.
İkinci ders ise özellikle kişisel verilerinizi sadece siz koruyabilirsiniz. Bunu ne içine yazdığınız sitelerden, ne vatandaşı olduğunuz devletten veya avrupa birliğinden beklememeliymişsiniz. Bunu yaparsanız sadece siz değil, seçtiğiniz insanlar ve seçimleriniz bile manipüle edilir. Allah’ın verdiği özgür iradeyi telef etmiş, günah işlemiş olursunuz. O kişinin arkadaşı söyledi diye demokratik haklarını teslim eden cehaletten farkı kalmaz. Bilmem herkes anladı mı?
Üçüncü ders ise hani şu popüler söylemlerle facebook harikadır, google mükemmel diyenlere prim vermeyin. Bu insanlar pazarlama ağzı ile konuşurlar. Onlar facebook önce göklere çıkarırlar. Kriz anında ise yerin dibine sokarlar. Bakın göreceksiniz. Aslında facebook, google, apple birçok projeyi batırmış, dijitali de deneye yanıla öğrenmeye çalışan (Einstein’ın orta seviye zeka diye tanımladığı) şirketlerdir. Beklentiyi yüksek tutarsanız bu tip krizlerde paranoyaya kapılır, diğerleri diye tanımladığınız kişilerin şeytani yöntemler içinde olduğunu düşünürsünüz.
Bilmem anlatabildim mi?