Apple, Tesla ve diğer gelişmeler

Birkaç haftanın gelişmeleri, ciddi bir birikim oluşturdu. Ancak geçtiğimiz haftanın gelişmeleri ciddi anlamda önemli görünüyor. Apple’ın geleneksel WWDC organizasyonu, teknoloji dünyasının bir süredir neredeyse 6 aylık bire düşen yeni cihaz çıkarma alışkanlığını güçlü bir fren ile durdurdu. Ancak bu ne gibi zararlara sebep olur, bunun üzerine kafa yormakta yarar var. Tabii aynı hafta içinde Tesla’nın yatırımcıların kararı ile Elon Musk’ı CEO görevinden alması söz konusuydu. Kararı ve sonuçlarını da incelemek gerekiyor.

Apple bekleneni veremedi
Apple kullanıcıları bir süredir, markanın takipçi durumuna düşmesinden rahatsızlar. Ancak iTunes, iCloud üzerinden oluşan ekosistemin oldukça sağlam temellere sahip olması yüzünden bir değişiklik yapmıyorlar. Gerçi iphone’un sadece telefon özelliklerini kullanan, fotoğrafları, yedeklemeleri yapmayanlar hızlıca android cihazlara geçiş yaptılar.
Apple’ın kemikleşmiş kullanıcı kitlesi için, WWDC her yıl yeniliklerin çıkıp, marka ile ilgili övünmek anlamına gelir. Bu yıl ne yazık ki bekleneni vermedi. Hiçbir donanım yeniliği yapmayan Apple daha çok işletim sistemlerinin yenilenmesinden bahsetti. Hem mobil tarafta iOS 12 hem de bilgisayar kategorisinde yeni bir MacOS’un müjdesi verildi. Ancak iOS tarafında birkaç mimoji ve bilgisayar tarafında ise sadece dark mode(beyaz alanların kara olması) özelliği dışında yenilik olmaması aslında iOS 12 değil, iOS 11.5’çıkmış izlenimi verdi. Bu teknoloji dünyasını oldukça üzdü.
Tabii teknoloji dünyasının bir kısmı aslında ciddi bir optimizasyonun yapıldığını. Bu sayede cihazların en eski versiyonlarında bile güncelleme yapılması imkanı oluştuğunu söylese de, bunun kemikleşmiş kullanıcıların kendilerini rahatlatmak için oluşturdukları söylentiler gibi görünüyor.
Bir süredir apple ürünleri kullanan birisi olarak kişisel yorumum, markanın geçmiş donanımları da desteklemek yolunda aldığı kararın, Steve Jobs’ın yenilikçi yaklaşımlarını gerçek anlamda gömdüğü ve Microsoft’un yıllarca çıkamadığı bu bataklığa düştüğü yolunda.
Her ne kadar CEO’su da olsa, yönettiği şirketi cinsel tercihleri üzerinden ürünler üretmeye zorlaması da Tim Cook’un sürdürülebilir bir yönetim içinde olmadığı hissini veriyor. Zira WWDC’de Apple Watch’lar adına eski işletim sistemi üzerinden yapılan tek tanıtım Pride saat yüzüydü. Yönetimsel anlamda her sıkıştığında Tim Cook’un cinsel tercihlerini gündeme getirmesi insana acaba pozitif ayrımcılık durumu taciz mi ediliyoru düşündürüyor. Ben bunu hem etik hem de yönetimsel açıdan doğru bulmuyorum.

Tesla Elon Musk’ı görevinde tutarak yanlış yapıyor

Geçen haftanın en ilginç gelişmelerinden biri de Tesla yatırımcı toplantısında Elon Musk’ın CEO görevinden alınacağının oylanmasıydı. Beklenen olmadı ve Elon Musk ile kardeşi görevlerini korudu. Bunun üzerine Tesla’nın Apple’ın Steve Jobs’ı yönetimden uzaklaştırarak yaptığı hatayı yapmadığı yolunda yorumlar yapılmaya başlandı. Steve Jobs, tasarım dünyasından gelen ve kullanıcının isteklerine yoğunlaşmış bir yöneticiydi. Ancak Elon Musk’ı çok sevmeme rağmen ayakları yere basan bir yönetici profili çizmediğini söylemek gerek. Boring Company ismi ile kurduğu şirkette alev makinası üretip satması, pazarlamadan çok üretime yoğunlaştığı hissini veriyor. Profil olarak da bir fizikçi olmasından dolayı herhalde kurumsal bir yapı için çatlak profesör tanımlamasına daha çok uyuyor. Yanlış anlamayın, ben Musk’ı ve yaptıklarını uzun süredir takip ediyor ve çok takdir ediyorum. Ancak Paypal’ın başında olmaya devam etmesi halinde şirketin bu seviyelerde olamayacağını düşünüyorum.
Yani aslında rüştünü ispat ettikten sonra bir girişimin onu o noktaya getiren yıkıcı inovasyonu üreten kişiden uzaklaşması gerektiğini düşünüyorum. Bazı girişimciler hasbelkader bir yıkıcı girişimi bazen de araklayarak ortaya koyarken, bazı girişimciler her an yıkıcı inovasyonlar ortaya koyabilirler. İşte bu ikinci türdeki insanların girişim bir noktaya geldikten sonra şirketten ayrılması hatta kendine bir Ar-Ge şirketi kurması doğru olur. Çünkü bu ikinci türün üretimi inovasyondur.
İşte Elon Musk bu grubun üyesi.

Youtube kanalım

Televizyonların danışmanlıklarını yaptığım dönemlerden bu yana devamlı youtube yöneticileri ile bir araya geliyorum. Bu konuşmaların birinde bir tavsiyeyi dinleyerek yıllar önce açtığım youtube kanalımı günlük bilişim yorumları yayınladığım bir kanal haline getirdim. Takipçilerim her gün yapıcı yorumlarıyla bana yol gösteriyorlar. Mesela daha önce programıma konuk aldığım, Türkiye’nin başarılı fotoğrafçılarından Mustafa Kemal Dolaşır sayesinde kadrajımı düzenledim. Önerdiği ışığı en kısa zamanda alıp, mikrofonla sesimi size daha iyi duyurabileceğim. Siz de yorum yapmak isterseniz http://www.youtube.com/c/atifunaldi adresinden beni takip edebilirsiniz.