Boğaziçi Fizik bölümündeki bir hocam yıllarca unutamadığım bir teorisinden bahsetmişti. Bilim adamlarının en yaratıcı dönemleri 30’lu yaşlarmış. Fizikte ise yeni bir kırılım yüz yılda bir olurmuş. Bu nedene o yüz yılın sonunda yaşı 30 civarında olan en zeki ve biraz da şanslı fizikçi adını tarihe yazdırırmış. Beğeniriz, beğenmeyiz, kırılımları farklı tanımlarız ama genelde teknoloji ve bilimde bazı kırılım anları vardır. Bundan sonra ki süreç ise tahmin edilen geliştirmeler sürecidir.
Geçenlerde youtube kanalımdaki günlük yayınımda da bahsettiğim uçan araçlarla ilgili konuyu Alphan Manas ile konuşurken, pil teknolojisinin ilerlemesi gerektiğini söylemişti. Ben de peki gelişmelerin ötesinde bir inovasyon bekliyor musun? diye sordum. Videoda da anlattığım gibi burada kimyasal pillerin yerini mikro prosessörlerin alması bekleniyormuş.
Son dönem teknoloji dünyasına baktığımızda yapay zeka, sanal gerçeklik, uçan ve otonom araçlar gibi konularda ciddi kırılımlar gördük. Ama sanki çok yakınımızda görünen bu gelişmeler nedense ne kadar kürek çekersek çekelim, ulaşamadığımız hedefler olmaya başladı. Hep tamamlayıcı bazı gelişmeler bekleniliyormuş gibi duruyor.
İşin ilginç kısmı bu inovasyonların teknoloji dünyasında soluksuz bekleniliyor olması. Yani ciddi bir talep var, sorun Gordion düğümü gibi ortada ama gelip kesecek bir İskender çıkmadı. Tabii yazacağım alanlarda bu sorunları çözenler o dünyanın İskenderleri olacak.
Yapay zeka ve Robot etik kodlarını oluşturun
Robotlar, otonom araçlar ve tabii arkasında yapay zeka son 20 yılda ciddi sıçramalar yaptı. Ama herkesin kafasındaki en büyük özellikle otonom araçlarla harika anlatılabiliyor. Zaten benim okuyucularımın çoğunun bildiği gibi aracın içinde bir kişi dışarda ise bir kişi var ve araç bunlardan birini öldürmek zorunda. Yaşama şansları eşit olan bu iki kişiden hangisini seçer? Soru ciddi kafa karıştırıyor. Soruyu biraz daha büyütüp Asimov’un kitabına getirirsek. Robot eğer sıfırıncısı da dahil, üç robot yasası ile sınırlandırılmışsa, insanlığın geleceğini korumak için bir insanı öldürebilir mi? İşte bu soruların ilkine Mercedes bir cevap verdi. Ama bu sadece bir kaosa sebep oldu. Dünya buradaki düğümü çözecek bir İskender arıyor. Asimov’un yasalarına dördüncüyü ekleyecek birini bekliyor. Yapay zekada etik değerler konusunda bir denetim ve kurallar oluşumu nasıl sağlanır? Bir regülasyon sistemi oluşturulabilir mi? Teknoloji dünyası soluksuz sonucu bekliyor.
Bu konuda Avrupa Birliği bir komisyon kurdu. Türkiye’den RTÜK üyesi Taha Yücel bu komisyonun bir parçası. Geçen dönemde de bu konuyu gündeme getirmek için röportajlar verdi. Ancak konu çok yeni ve üzerinde çok çalışmak mutlaka gerekli.
Nesnelerin İnternetine tercüman olun
Ericsson her yıl mobil dünyayı inceleyen bir rapor yayınlar. Ben her yıl bu raporu keyifle okurum. Zira içinde çok ciddi analizler bulabilirsiniz. Daha önce bu raporda 2020 yılında internete bağlanan nesneler için sansasyonel bir öngörüde bulunmuştu. Ancak bu yıl zaten ulaşılamaz görünen rakamı bir adım daha yukarı çekmişler. Bu demek ki; her gün dokunduğumuz ve internetten haberleşen cihazların sayısı gittikçe artacak. Peki beklenenden bile daha çok büyüyen bir sektörde ne gibi sorun olabilir? Buradaki sorun insandan kaynaklanıyor. Tarih boyunca hep farklı dillerden konuşan insanın yaptığı makinelerde farklı dillerde konuşuyor. Bu nedenle dilleri birbirine çevirebilen bir yapı bu sektörün İskender’i olacaktır. Tabii daha önce veriyi XML ve API’lar ile entegre edenler olduğundan buradaki düğüm çok karışık değil.
Sanal Gerçekliği baş ağrısından kurtarın
Saydığımız popüler teknolojiler arasında en yaygını sanal gerçeklik. Ancak yıllardır geldi gelecek dediğimiz gözlükler hala hayatımızın bir parçası olamadı. Bunun iki sebebi var. Birisi hem gözlüklerin ağırlığı hem de sağladığı sanal dünya yüzünden uzun süre kullanımlarda baş ağrısına sebep oluyor. İkincisi ise bu dünya aktif olmayı gerektiriyor ama bir kumanda ile idare edilemeyecek kadar da gerçekci. Bu nedenle yenilikci kumanda çözümlerine ihtiyaç oluşuyor. Çok deneme var ama bir İskender yok.
Bunları çözerken ihtiyaç duyduğunuz çıkış noktaları
Bu alanlarda bir çözüm üretmek için önünüzde iki yol var. Ya alışılmış kurallardan yola çıkacaksınız yada bütün kuralları bozan ve yeni kural setleri yaratan bir çözüm bulacaksınız. Hangi yolu denerseniz deneyin, dijital dönüşümün bir numaralı kuralını kırmamanız gerekiyor. Yani insanı çözümün tam ortasına koymak gerekiyor.
Eğer çözümünüzün daha uzun süre hayatlarında olmasını istiyorsanız, bir kuralı mutlaka yıkmalısınız. O da çözümünüzün tüketim toplumundan ziyade akıllı toplum kurallarına uygun olması.