RTÜK ve BTK Başkanlarına;

90’lı yıllarda hayatımıza girmeye başlayan internet, iş yapış şekillerimizi ve hatta sanayi toplumunun bize dayatmış olduğu kavramları ciddi anlamda değiştirdi, değiştirmeye devam ediyor. Bir süredir farkında olduğumuz bu değişimi ‘dijital dönüşüm’ olarak tanımlama başladık.
Türkiye’de dünyada bu dijital dönüşümün bir parçası da ‘over the top’ teknolojilerdir. Bu nedenle dijital dönüşümünü gerçekleştirmekte olan bir ülkenin OTT Teknolojilerine kayıtsız kalması beklenemediği gibi, onları güçlendirici, oluşumlarına imkan verici ve sektörlerinde söz sahibi olmalarını sağlayan mevzuatları da oluşturması gerekmektedir.
Nitekim, televizyon sektöründe de bir süredir, önce global sonra yerel OTT girişimleri görmeye başladık. Fakat bir süre önce dikkatimizi çeken bir kanun ve devamında oluşturulacak olan mevzuat, özellikle OTT TV alanında regülasyon, sansür hatta gelişimi engelleyici adımlar olarak kamuoyunda gündeme geldi.
OTT TV girişimleri televizyon sektörünün gelişmesinde, yerel oyuncuların rekabetçi pazarlara uygun kaslar geliştirmesinde çok önemlidir. Ayrıca medya sektöründe, içeriğin kontrol edilmesi özgür düşüncenin gelişmesine de engel olmaktadır.
Bu nedenle Türkiye’de OTT tv’leri kıskaç altna alan, sektörün ve özgür düşüncenin oluşmasını engelleyecek bir regülasyonun karşısında olduğumu iletmek isterim.
İlla bir mevzuat oluşturulacaksa, içeriğinin, Avrupa Birliği Komisyonunda konuşulduğu gibi çocukların ulaşabileceği OTT platformlarında, ‘engellemeler olsa bile onlara uygun olmayan yetişkin içeriğinin bulunmaması’ ile kısıtlı kalması konusunda görüşlerimi bildirmek isterim. Bunun dışında içeriğe birincil elden kısıtlamalar koyan bir yaklaşımı doğru bulmadığımı iletmek isterim.

One Comment

Yorumlar kapatıldı.