Her şeyin servisi olur mu? Olmaz! Ama neden olmaz?

Deterjanın hatta çamaşır makinesinin servis olarak gelmesi. En başında herkesin hoşuna gitmişti. Tüketici için başlangıç sermayeleri azalıyordu. Söz gelimi ev almak istediğinizde bunu için ağır borç yüküne girmiyor, sadece kullandığın kadar ödüyordun. Bu da özellikle istediği her şeye sahip olmak isteyenlerin işini kolaylaştıracaktı. Yüksek borçla edinilecek ürünlerin giriş seviyesi sermayelerini azaltıyordu. Bu da finans araçlarına gerekliliği ortadan kaldıracaktı. Bu işin tüketici yönüydü. Satış ve üretim içinse, bu tip ürünlerin mevsimsel, ekonomik dalgalanmalardan uzaklaşması sağlanıp, her zaman düzenli bir kazancın oluşturulması sağlanacaktı.
Bu tabii önce dijitalcilerin ağzını sulandırdı. Finansa, müşteriye kolay ulaşan ve ürünü zaten dijital olanların ürünlerini servise dönüştürmesi çok kolaydı. Önce müzik sektörü aksiyona geçti. Sean Parker bu işi hukuğu ve toplum bilincini görmemezlikten gelerek yapmak istedi. Müzik dinleyen, kedi logolu Napster’a müzik ve iş dünyası pek de sıcak bakmadı.
Arkasından Steve Jobs, müziği albümlerden, şarkılara bölerek, parçalayıp satma yöntemini denedi. Bu iki yöntemde de sonuçta müziği satın almış oluyordunuz. Yani alışılagelmiş sahip olma durumu değişmemiş oluyordu. Fakat arkasından Avrupa’da Spotify çıktı. İngilizcede “uberification” diye geçen, küçük üreticiye şans tanıyan, geleneksel dağıtım yöntemlerini dijitalleri ile değiştiren yeni bir akımın iyi uygulayıcılarından biri oldu.
Servis konusu aslında birçok sektörde çeşitli şekillerde başarılı sonuçlara ulaştı ama müzik sektörü hep öncü olduğu için, oradaki gelişmelerden haberdar olmadan servis dünyasını anlamanın mümkün olmadığı açıktır.
Son yıllarda Spotify pazarda öyle etkili oldu ki, CEO’lar müzik pazarlamasında servisten başka bir yöntemi düşünemez oldular. Apple bile kendi müzik servisini kurma gereği duydu. Tabii birçok konuda olduğu gibi Tim Cook bu konuda da bir süre sonra Steve Jobs’ın yoluna dönecek gibi görünüyor.
Servis dünyasında birkaç önemli konu var. Biri daha önce de anlattığımız gibi ücretlendirme ve sahip olma kolaylığı gibi finansal konular. İkincisi ise çalışan ve başarılı bir servisin bir süre sonra küçük üreticilere sağladığı şans. Satış ve pazarlama tarafında ise gücü eline alan servis sağlayıcı, aslında çok demokratik bir ekosistemin de sahibi oluyor.
Ücretsiz medya da bir süre sonra maliyetlerini azaltmak için ekosistemler kurmanın gerekliliğini hissetmeye başladı. Bu konuda en iyi örneklerden bir televizyondur. İzleyiciye ulaşma maliyetleri yükselince, televizyonlar dijital platformlar aracılığı ile ücretli bir şekilde izleyiciye iletilmeye başladı. Aslında lokal reklam alanları olarak gayet etkili olan televizyonlar, globalleşme dalgası altında önce uyduya oradan da global reklamverene ulaşmayı doğru buldular. Ancak platform maliyetleri izleyiciye yüklenince onların da televizyon kanallarından beklentileri yükseldi. İşte bu iki soruna çözüm önce eldeki telifli içeriği izleyiciye ulaştıran ancak daha sonra kendi içeriğini oluşturmayı oluşan sorunlarına çözüm olarak gören Netflix’in oluşumuna sebep oldu.
Netflix global bir oyuncu olmaya başlayınca, bundan hem televizyon hem de internet dünyası etkilendi. Yapımcılar, ürünlerini beğenmeyen, satın almak için pilot bölümün maliyetlerini üstlenme zorluğunu çıkaran televizyonculardan kurtulmanın bir yolu olarak gördüler. Hatta Netflix’in en önemli eserlerinden biri olan House of Cards’ın başrol oyuncusu Kevin Spacey bir konuşmasında bu konuda bütün yapımcıların düşüncelerini gayet sert bir dille anlatmıştır. Bu konuşmayı https://tinyurl.com/atifunaldicomtrkevin adresinden seyredebilirsiniz.
Netflix’in, internet üzerindeki etkisi ise her gün artan kullanıcı sayısı ve bir saniyelik vidyo’nun veri olarak büyüklüğünden geçiyor. Bu iki bilgiyi birbiri ile çarptığınızda orataya dünyadaki internet trafiğinin yüzde15’ini çeken koca bir bünye çıkıyor. Bu bilginin bulunduğu raporu https://tinyurl.com/atifunaldicomtrnetflix adresinde bulabilirsiniz.
Netflix bir servis iş modeli olarak en yenilikçilerinden biri olduğu için mutlaka takip edilmelidir. Ancak bir süre önce Netflix abone fiyatlarını artırma kararı aldı. Bu bize artık trafiği yönetmekte zorlandıkları hissini veriyor. Zira maliyetler yükselmeden bu tip bir servisin abonelik rakamlarını arttırması hiç ama hiç mantıklı değil. Maliyetler de ise üretimden (ki bu kendi tercihleri, zira hala televizyon sektöründe ucuz telif maliyetleri olan yığınla yapım var. ) ziyade sorun sanıyorum dağıtım yani internet bağlantı maliyetleri.
İşte servislerin tıkandığı nokta tam da burası. Evet her şeyin servisi olur ama eğer o servisin maliyetleri yükselir ve bunu tüketiciye yansıtırsa, o zaman servisin geleceği ciddi tehlikeye girebilir. Çünkü tüketici, sahip olamadığı bir ürüne neden sahip olmuş kadar para vermesi gerektiğini anlamayacaktır. Bu nedenle de servisini kapatacaktır.

Yayınlayan

Atif Unaldi

Setting up the BBS system enabling the communication of two persons over telephone lines when he was a student at the Physics Department at the Bosphorus University, Atıf Unaldı established the first Internet connection in Turkey. He achieved a “first of its kind” type project again in Turkey by making an Internet and information program at Radio D (Radio Club) named “Farenin Kuyrugu” (The Tail of the Mouse) between 1992-1994. In 1994, he prepared, presented and produced a nightly live show,”RadyoNet”, appearing five weekdays on Kanal D. This was the first program consisted of live computer pictures from beginning to end. Atıf Unaldı was the General Director of the first Internet server in Turkey, Anadolu.Net, between 1994-1996. Being the supervisor of the World Air Games I in 1996 and 1997, he registered the sportsmen into the games over the Internet and Intranet. In 1998, he also became the Internet supervisor of the Sabah Group, and worked as a consultant in the project to sell Sabah Kitapları (Sabah Books) over the Internet. In the same year, he continued to write at his column (Yeni Ufuklar-New Horizons) in the .Net magazine, which was a publication of the Milliyet Group. In 1999, he was appointed as the webmaster in Ihlas.Net, and he also designed and administered it. In the very same year, he wrote at a column in an IT magazine, Pcweek of the Sabah Group. In the meantime, founding a web-design company, Artmedya, Unaldı prepared an Internet magazine talk show program for BRT, GeceNet, which he presented with Romina Ozipekci. Later, continuing to write in his column in the magazine, Canteen of the Aksam Group, Atıf Unaldı gave web-design lectures in the Ceramic Department of the IU. Leaving his position in Canteen upon the establishment of the Interporbil Group, Unaldı has been a columnist in the economy magazine, EkoTimes. At the moment, Atıf Unaldı is the columnist in the Computerlife magazine. He has been also a columnist in Finansal Forum newspaper every Wednesday. Being the brand consultant of Buybye.com, Unaldi produced and presented a programme, TRON, in Technology Channel. As of December 2004, becoming the IT Director of Star Media Group, Unaldi carried out the editorship of STARTEK supplement of Star newspaper. Currently being the Internet Director of Kanal D and Star Tv, Unaldi also produces the Technorock programme in Rock Fm. Being one of the founders of the group called Sitebuilders supported by Microsoft, Unaldı has been organising conferences, seminars and panels concerning “Web-design”, “mobile Internet”, “e-trade” and “advertisement in the Internet” with the group. The group has been successfully providing the persons and organisations with its free educational studies. Published Books 2006 Netizen ( Internet Dictionary ) The contests he participated as a juryman: 2002 - Altın Örümcek Web Contest 2003 - Altın Örümcek Web Contest 2004 - Grafi2000 Flash Animation Contest 2004 - Altın Örümcek Web Contest 2005 - Altın Örümcek Web Contest 2006 - Web Marketing Assotion - Web Awards His published articles: The Structuring of the Internet in the Information Society of Turkey, Yeni Turkiye Dergisi (The New Turkey Magazine), March 1998 Web-design criteria, Yıldız Technical University Publication, 1994 Conferences, Seminars and Professional Activites: 1999 - Informing the sitebuilders and e-trade and web-design seminars in Microsoft headquarters (Istanbul) 1999 - Web-design, e-trade, Media Technologies seminars within Microsoft (Ankara, Istanbul, Izmir, Konya, Antalya) 2000 - e-trade seminars within Kosgeb (Ankara) 2000 - e-trade seminars in the Fatih University (Ankara) 2000 - The Bilgi University Internet seminars (Speakers: Microsoft Turkey General Director Sureyya Ciliv, Atıf Unaldı) 2000 - Within the framework of the IT 2000 activities, e-trade and web design seminars (Istanbul) 2003 - PRCI Turkiye (Istanbul) 2003 - Wireless Forum ( İstanbul) 2003 - ODTU ( Ankara ) 2003 - Mobiliz.biz ( İstanbul ) 2004 - PRCI ( İstanbul) The softwares he translated: 1996 - Windows Commander 2000 - Babylon Internet Dictionary 2002 - Sitepublisher Softwares: 1992 - The installation of two radio automation systems (Radyo Kulup and Radyo C) (1995) 1994 - The software of two computer programs (Crossword and Puzzle) which were played with the participation of the television audience at Kanal 6 television. 1996 - The Turkish version of a program called Windows Commander 1998 - A computer software enabling the automation of the TV advertisement department The organisations he is the member of: WSP (Web Standards Project) A global organisation Sitebuilders Microsoft ASP Guilt A world organisation Isoc (Internet Society) A world organisation Mobiliz.biz Mobile Advertising Platform CehTURK

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s