General Mobile 9 Pro Kutu Açılımı

General Mobile’ın yeni yıldızı GM 9 Pro satışa sunuldu.
Kalitesi DxOMark tarafından onaylanan, yapay zeka ile güçlendirilmiş, 12MP ve 8MP’lik çift kameraya sahip GM 9 Pro, fotoğraf performansından 91 puan, Video Görüntü Sabitleme (EIS)’den ise 90 puan alarak, ilk günden global markaların üst segment ürünlerini geride bıraktı.
Hassas yüzey dokusu, metal çerçevesi, ergonomik hatları ile uzay grisi, gümüş ve altın olmak üzere 3 farklı yeni renk seçeneğine sahip olan GM 9 Pro; Gorilla Glass 5 ile darbelere ve çizilmelere karşı daha dayanıklı ve sağlam olarak tasarlandı.
Dolby Vision ve 6.01 inç AMOLED ekranı ile geniş renk paletine sahip olan GM 9 Pro; Dolby Vision HDR ile kusursuz görüntü sağlayarak, renk kontrastlarını gözün algılayabileceği en iyi seviyede sunuyor.
Gelişmiş Kryo işlemci mimarisine sahip, Qualcomm Snapdragon SDM660 ile yüksek performans sunan GM 9 Pro; 4GB RAM ve 64GB dahili hafızası ile en zorlayıcı oyunlarda bile nefes kesen performans sağlıyor.
3800 mAh pili ile yüksek pil kapasitesi sunan GM 9 Pro, 20 saate kadar kesintisiz video izleme olanağı sunuyor. GM 9 Pro ayrıca, Dolby Atmos ve çift hoparlör ile üç boyutlu ses deneyimine her an ulaşmayı sağlıyor.
En güncel teknolojileri ulaşılabilir fiyatlarla tüketicilerine sunan General Mobile, Android 8.1 Oreo işletim sistemine sahip olan GM 9 Pro ile, Android One programı kapsamında geliştirilen birçok özelliği dahili ve en güncel olarak sunuyor. Bu özelliklerin başında ise, ‘Google Fotoğraflar’ uygulamasıyla hafıza sorununu ortadan kaldırarak kullanıcıların çektiği tüm fotoğraf ve videoları yüksek kalitede, ücretsiz ve sınırsız[*] olarak güvenli bir şekilde depolaması geliyor. Google ile olan stratejik iş birliği kapsamında General Mobile kullanıcılarına akıllı, güvenli ve kullanımı kolay bir Android deneyimini sunmaya devam ediyor.
Üstün Özellikleriyle Fark Yaratıyor
Tamamen yerli bir marka olan General Mobile tarafından tasarım, Ar-Ge ve üretimi Türkiye’de gerçekleştirilen GM 9 Pro; sahip olduğu yapay zeka sayesinde HDR modunda çekilen fotoğraflarda yüksek kalite sunması, tek tuşla 4K video kaydı yapabilmesi, video kaydı sırasında el ve hareket titreşiminden oluşan bulanıklığı azaltan video stabilizasyon teknolojisine (Electronic Image Stabilization) sahip olması ve bokeh modu sayesinde stüdyo kalitesinde portre fotoğraflarının çekilmesine olanak sağlayan özelliklere sahip.
Tavsiye edilen KDV Dahil 2.899 TL fiyata sahip GM 9 Pro, ayrıca http://www.generalmobile.com üzerinden de altı taksit fırsatı ile satışa sunulacak. GM 9 Pro ayrıca, zincir teknoloji marketleri ve seçkin cep telefonu mağazalarının yanı sıra; operatörlerin satış noktalarından da taksit avantajıyla satın alınabilecek.

GM 9 Pro Android One Teknik Özellikleri:
Boyutlar
159 x 75.8 x 7.9 mm

Cat 7 300 Mbps dosya indirme, 100 Mbps dosya yükleme, VoLTE, ViLTE, VoWifi
Ekran
6.01 İnç AMOLED Full HD + , 2160×1080 pixels , 16M colors, Corning Gorilla Glass 5
İşlemci & CPU
Qualcomm SDM660 Snapdragon 660 , 4 + 4 octa-core 2.2GHz(Kryo Gold)/1.84
GHz(Kryo Silver)
İşletim Sistemi
Android 8.1 (Oreo)
Kamera
Arka: 12+8 MP AF , f1.8 – Ön : 8 MP FF , f2.0, Portre Selfie, Otomatik HDR, Otomatik
Gece Modu, EIS
Parmak izi
okuyucu
Parmak izi sensörü
Bağlantı
Wi-Fi 802.11 a/b/g/n/ac up to 433Mbps, Wi-Fi Direct, Wi-Fi Display, Hotspot,
5Ghz and 2.4 Ghz dual band desteği
Hafıza
4GB RAM + 64 GB Dahili Hafıza (256 GB’a kadar Micro SD desteği)
Pil
3.800 mAh batarya
Sensör
Gyro, Accelerometer, Proximity, eCompass, Light
GPS
A-GPS,GLONASS,Galileo,Beidou
FM Radyo
Dahili FM Radyo alıcısı

Alphabet’in yapamadığını Google’a kim yapabilir?

Yıllarca Google’ın sorunun hizmetleri arasında entegrasyon problemi olduğunu söylemiştim. Google bunu farketti ve holding yapısı altında bütün şirketlerini topladı. Yani teknik bir soruna, idari ve finansal bir çözüm uyguladı. Sonuç hüsran. Problem arama motorunun, haritayı sübvanse etmesi değil, gmailinize düşen eklentilerin direkt google drive’a yazılmamasıydı. Sorun aynen devam ediyor. Yapılabilecek tek şey ise perakende sektöründen bir yönetici atamak belki de…

Apple batırdığını toplayabilecek mi?

Birkaç yıl önce özellikle yöneticiler için Boğaziçi Mezunlar Derneğinde “Yöneticiler için Apple kullanımı kursları” vermiştim. Diğer telefonların aksine Apple bir ekosistem. Eğer sadece moda diye birçok özelliğini kullanmadığınız Apple cihazlarını alıyorsanız bilmem ama, bir yöneticiyseniz, zamanınızı harcamadan cihazlarınız arasında bilgi alışverişi sizin için çok önemli olacaktır. Bu nedenle bu ekosisteme alışanların hayatının ciddi anlamda kolaylaştığı aşikar. Her ne kadar kullanılan program ve tekniklerin Android tarafında da bir karşılığı olsa da, donanıma entegre çalışmanın hayatı çok kolaylaştırdığı kesin.
O derslerde telefonunu kaybeden bir kişinin nasıl bir kaç saat içinde aynı telefona çok az bir veri kaybı ile ulaştığını, telefonunuzun hafızasına kaydettiğiniz bir veriyi nasıl bilgisayarınızdan tam da o anda kullanabildiğinizi, birden fazla cihazda online ve offline eğlence sisteminizi nasıl kullandığınızı anlatmıştık. O dönemde Apple Steve Jobs’ın mirasını yiyordu. Yemeye devam ediyor.
Tim Cook ise yepyeni bir deneyim verecek ciddi bir kırılım yapmak istiyor. Ancak o koca yapının başı hala “karbon salınımı” gibi eski dünya problemleri ile dertte. Önce bir geri dönüşüm robotu oluşturdu. Yetmedi eski cihazların kullanımda kalabilmesi için eski cihazları da sisteme sokacak işletim sistemi iOS12’yi çıkardı. Ama Apple her ne kadar yatırımcısından, müşterilerine herkesi mutlu etmeye çalışsa da, rahmetli Garih’in olmak istediği yer ile olduğu yer arasındaki makası teorisi gereği başarıdan uzaklaşıyor. Zaten sağlığında sadece Steve Jobs’ı mutlu etmeye adanmış bir yapının tam tersine herkesi mutlu eden bir yapıya dönmesi hiç ama hiç kolay değil. Tim Cook’da ilk geldiği dönemde kafasındaki o ilginç kullanıcı arayüzlerini artık hiç anlatmıyor.
Bu durumda insanın aklına tek çözüm geliyor. İcraatdaki testesteron miktarını arttırmak. Belki SpaceX ve Apple yöneticilerini değiştirmeli. Kim bilir?

Elon Musk’a ne oldu?

Hani kuantum’da bir kavram vardır. Bir elektrona bakmak için ışık gerekir ama ışık aldığında elektron değişir. Elon Musk da sanki karanlıktayken daha iyiydi. Işığı alınca hem Tesla hem de SpaceX’de olmaması gereken değişiklere neden oldu. Tesla hisselerini alacağını söyleyerek, serbest piyasa ekonomisinin dinamiklerine kurşun sıkarken, bir yandan da SpaceX’de kullanılabilir roketler yerine uzay turizmi ile ilgilenmeye başladı. İnsan bu iki şirketin durumunu görünce, belki Steve Jobs’ın Apple’dan atılması bir hataydı ama bu ayrılık her ikisine de iyi gelmiş olabilir hissi veriyor. Yani şu “ilişkiye biraz ara verelim” bakışı belki de iki şirket için de iyi olabilir.

IBM Watson korkusunu yener mi?

Herhalde 100 IBM çalışanına, şirketleri hakkında ne düşündüklerini sorsak 98’i kendilerini “bilişim sektörünün trendsetter’ı” olarak tanımlar. Gerçekten de dijital dönüşüm ve bulut bilişim konusunda liderliğe yakın olsalar da yapay zeka konusunun kralı IBM projesi Watsondır. Ancak iki büyük problem var. Watson tam bir veri oburudur. Sırf ona yemek öğretmek için youtube’daki bütün yemek videoları çekildi. Sağlık bilgisine sahip olsun diye sigorta şirketleri, hava durumu analizi yapabilsin diye “The Weather Channel” alındı. Her ne kadar yapay zekada çok yol alsalar da içerde işlerinin ellerinden alınmasından korkan, hatta yapay zekadan korkan çalışanlar var. IBM yıllardır dijital dönüşümünü tamamlamış, sektöre yol gösteren bir şirket olmayı planlıyor. Ancak içerdeki yapı ne olursa olsun hala eski yöntemleri kullanmaya devam ediyor. Bu da şirket vizyonuna hep ters düşüyor.
Yapıyı tamamen değiştirmek IBM için tek çözüm. Ancak bu büyüklükte. Bir şirkette her şeyi alaşağı etmek ciddi cesaret işi.