KOÇ HOLDİNG’in yeni şirketi KOÇDIGITAL

Koç Topluluğu Şirketleri’nden KoçSistem bünyesinde kurulan yeni teknoloji şirketi KoçDigital “İleri veri analitiği ve Nesnelerin İnterneti (IoT)” konularında hizmet verip, çözüm ortağı olacak. KoçDigital’in kuruluş öyküsünü ve hedeflerini anlatan Koç Holding CEO’su Levent Çakıroğlu, “Kendi ihtiyacımızdan doğan ve dijital dönüşüm vizyonumuzun bir parçası olan KoçDigital’in hem Topluluğumuzu hem Ülkemizi yeni dijital çağa hazırlamada önemli bir rol üstleneceğine inanıyorum. Bizleri son derece heyecanlandıran yeni şirketimiz KoçDigital’in önümüzdeki 5 yılda Türkiye ekonomisine 10 milyar TL seviyesinde ekonomik değer yaratma potansiyeline sahip olduğunu hesaplıyoruz. Vizyonumuz Türkiye ile sınırlı değil. Sunacağımız hizmetleri Türkiye dışındaki coğrafyalara da taşıyarak, ülkemizin teknoloji ihracatına katkı sağlamayı hedefliyoruz. KoçDigital bünyesinde hayata geçecek akademinin de altını özellikle çizmek istiyorum. KoçDigital Akademi, ‘İleri Analitik’ ve ‘IoT’ başta olmak üzere teknoloji alanında nitelikli insan kaynağının yetişmesini sağlayacak” dedi.
Koç Topluluğu’nun öncü bilişim şirketi KoçSistem, The Boston Consulting Group (BCG) ile uzun vadeli bir iş birliği yaparak yeni bir teknoloji şirketi kurdu. KoçDigital adıyla hayata geçen yeni şirketin Divan Fenerbahçe Faruk Ilgaz Tesisleri’nde gerçekleşen lansmanı Koç Holding CEO’su Levent Çakıroğlu ev sahipliğinde, Koç Holding Turizm, Gıda ve Perakende Grubu Başkanı Tamer Haşimoğlu, KoçSistem Genel Müdürü Mehmet Ali Akarca, BCG Orta ve Doğu Avrupa ile Orta Doğu Başkanı Christoph Schweizer ve BCG Türkiye Genel Müdürü ve Kıdemli Yönetici Ortağı Burak Tansan başta olmak üzere Koç Topluluğu Şirketleri’nin yöneticileri ve iş ortaklarının katılımıyla gerçekleşti.
Levent Çakıroğlu: “Gelecek vaat eden yeni iş alanları yaratmayı ve Türkiye’de dijital dönüşüme de liderlik ederek ülkemizin geleceğine değer katmayı hedefliyoruz.”
Koç Topluluğu’nun 90 yılı aşkın süredir devam ettirdiği büyümesinin ve başarısının ardındaki temel unsurlardan birinin zamanın ruhunu iyi okuyabilmesi ve değişime öncülük etmesi olduğunu anlatan Koç Holding CEO’su Levent Çakıroğlu, “Bu çerçevede, 2016 yılında başlattığımız Dijital Dönüşüm Programımız en önemli stratejik önceliklerimizden biridir. Bu programla, hızla değişen rekabet ortamında şirketlerimizi daha da güçlendirmeyi; gelecek vaat eden yeni iş alanları yaratmayı ve Türkiye’de dijital dönüşüme de liderlik ederek ülkemizin geleceğine değer katmayı hedefliyoruz. Her zaman vurguladığımız gibi, Koç Topluluğu olarak ülkemizin potansiyeline inanıyoruz. Bu potansiyeli değerlendirmek ve katma değerli sürdürülebilir büyümeyi gerçekleştirmek için teknolojik dönüşüm önemli fırsatlar vaat ediyor. Biz de Topluluk olarak, ülkemizin toplumsal ve ekonomik kalkınmasına katkı verecek şekilde, her zaman ve her şartta cesur adımlar atmaya ve yatırımlar yapmaya devam ediyoruz. Bugün de bu sorumlulukla bir kez daha harekete geçmenin gururunu yaşıyoruz” dedi.
Levent Çakıroğlu: “İleri analitik yetkinliklerimizi küresel seviyeye çıkartmaya karar verdik.”
Koç Topluluğu Şirketleri’nin 2017 başında dijital dönüşümde uzun vadeli stratejilerini destekleyen planlarını ortaya koyduklarını anlatan Levent Çakıroğlu şöyle devam etti: “Bu planlarda; veri analitiğinden yapay zekâya, nesnelerin internetinden blockchain’e,  müşteri deneyimi süreçlerinin yeninden tasarlanmasından, Sanayi 4.0 uygulamalarının yaygınlaştırılmasına kadar uzanan geniş bir yelpazede 300’den fazla proje yer alıyor. Bu projelerin yarısından fazlasının ortak noktası da ileri veri analizi yetkinliklerine ihtiyaç duyuluyor olması. Tüm bu sebeplerle ileri analitik yetkinliklerimizi çok daha geniş bir vizyonla küresel seviyeye çıkartmaya karar verdik.  Bu hedef doğrultusunda küresel iş dünyasının güçlü isimlerinden Boston Consulting Group ile iş birliği yaptık ve KoçSistem iştiraki olarak KoçDigital’i kurduk. Ülkemizin de küresel çapta rekabet gücünü artırması ve ekonomik gelişimini hızlandırması için dünyadaki dijital dönüşüm fırsatlarından en yüksek derecede yararlanması şart. Dijital dönüşüm, teknolojinin ötesinde, aslında zihniyet dönüşümünü gerektiriyor. Bu yüzden de dönüşümün odağında teknolojiden çok insan olduğuna inanıyorum. Biz de Koç Topluluğu olarak dijital dönüşümün odağına insanı alarak, kendi ekosistemimizde zincirin her bir parçasını güçlendirmeyi arzuluyoruz. Bu çerçevede KoçDigital bünyesinde hayata geçecek olan akademinin altını özellikle çizmek istiyorum.  KoçDigital Akademi, BCG‘nin küresel bilgi birikimiyle, İleri Analitik ve IoT başta olmak üzere teknoloji alanında nitelikli insan kaynağının yetişmesini sağlayacak. Böylece, ülkemizin dijital çağa hazırlanmasına hizmet edecek. Yeni teknolojilerin ve bilgi birikiminin yerli imkânlarla geliştirilip üretilmesi; Türkiye’nin ‘dijital dönüşümün’ oluşturacağı küresel değerden daha fazla pay almasını ve küresel pazarlarda daha fazla söz sahibi olmasını sağlayacaktır.”
Tamer Haşimoğlu: “KoçDigital ülkemizde iş yapış şekline de yenilik getirecek.”
Koç Holding Turizm, Gıda ve Perakende Grubu Başkanı ve KoçDigital Yönetim Kurulu Başkanı Tamer Haşimoğlu ise lansmanda yaptığı konuşmada, KoçDigital’in iş modeli ile yaratacağı avantajlara dikkat çekerek şöyle devam etti: “KoçDigital müşterileri, hem KoçSistem hem de BCG ekiplerinin uzmanlığından faydalanacak. Bu sayede problemlerin teşhisi, çözümü ve uygulama aşamalarında çok önemli değer yaratacağımıza inanıyoruz. Burada önemli olan, KoçDigital’in sunduğu çözümleri yalnızca danışmanlık hizmeti gibi vermemesi, uygulama aşamasında da tüm bileşenleriyle müşterisinin yanında yer alarak, çözümleri birlikte hayata geçirmesi. İşbirliğimiz çerçevesinde KoçDigital’in sadece Türkiye’deki firmaların değil, Doğu Avrupa ve Orta Doğu Bölgesi’ndeki firmaların da ‘IoT’ ve ‘İleri Analitik’ konularındaki ihtiyaçlarını karşılamada çözüm ortağı olmak üzere konumlanması. Burada kendimize koyduğumuz nihai hedef, ülkemizin bu alanda teknoloji ihracatçısı durumuna gelmek. Türkiye’de iş yapış şekline yenilik getireceğini düşündüğüm ‘Başarı odaklı değer paylaşımı’ndan bahsetmek istiyorum. Müşterilerimize bir seçenek olarak sunulacak bu modelde; KoçDigital sunduğu hizmetler karşılığında, yaratılan katma değer ortaya çıktıkça bir gelir elde etmeyi öngörüyor.”
Mehmet Ali Akarca; “Ülkemizin bir ‘teknoloji üssü’ olması için üzerimize düşen görevleri yerine getirmenin mutluluğunu yaşıyoruz.”

KoçSistem Genel Müdürü ve KoçDigital Yönetim Kurulu Başkan Vekili Mehmet Ali Akarca, KoçDigital’in KoçSistem’in yüzde 100 iştiraki olarak ileri teknolojileri hızlı ve esnek bir yaklaşımla yurt içi ve yurt dışında müşterilere sunmak hedefiyle kurulduğunu belirtti. Mehmet Ali Akarca, “Bugün, KoçDigital ve KoçDigital Akademi’yi kurarak; küresel bilgi birikimini Türkiye’ye taşıyarak, önümüzdeki yıllarda ülkemizin bir teknoloji üssü olması için üzerimize düşen görevleri yerine getirmenin mutluluğunu yaşıyoruz. Türkiye’nin dijitalleşmesine liderlik etmeye, işletmeleri geleceğin dijital dünyasına ve rekabet ortamına bugünden hazırlamaya devam edeceğiz.”

Christoph Schweizer: “BCG olarak Türkiye’nin potansiyeline olan güvenimiz tam”

BCG Orta ve Doğu Avrupa ile Orta Doğu Başkanı Christoph Schweizer ise The Boston Consulting Group (BCG) olarak müşterilerine tüm dijital dönüşüm yolculukları boyunca yardımcı olduklarını belirterek sözlerine şöyle devam etti: “Müşterilerimize, dijital çağda kendilerini geliştirmeleri için uzman ekiplerimiz, özel hizmetlerimiz ve müşterilerimize özel geliştirdiğimiz yöntemlerimizle önemli bir katkı sağlıyoruz ve çarpıcı başarı hikâyeleri yaratıyoruz. Türkiye’nin bölgesinde dijital dönüşümde öncü olmak için gerekli tüm unsurlara sahip olduğuna inanıyoruz. Bu çerçevede, BCG olarak Türkiye’nin potansiyeline güveniyor ve Türkiye’deki yatırımlarımıza devam ediyoruz. Bu bağlamda, İleri Analitik ve Nesnelerin İnterneti çözümleriyle müşterilerimizin dijital dönüşümlerini ortaklaşa yürütmek için Koç Holding ve KoçSistem ile güçlerimizi birleştirdik. Amacımız, Türkiye’nin yanı sıra Doğu Avrupa, Bağımsız Devletler Topluluğu ve Orta Doğu gibi komşu bölgelerde de İleri Analitik, Nesnelerin İnterneti ve diğer dijital yetkinlik alanlarında önde gelen güç olmak.”

KoçDigital vasıtasıyla; BCG’nin gerçekleştirdiği binlerce dijital projeden elde edilen küresel deneyime ve 3 binden fazla veri bilimcisi ve dijital dönüşüm uzmanına erişme imkânı da sunduklarını belirten Schweizer sözlerine şöyle devam etti: “Müşterilerimiz için sürdürülebilir bir değer üretirken, aynı zamanda KoçDigital Akademi ile kültürlerini ve organizasyonlarını da dijital dünyaya adapte etmelerini sağlayacağız.”

Amazon Apple Google kapışması

4 büyükler söylemi bizim kültürümüzün bir parçası sayılmaz. Ama üçlemeler gibi güzel bir anlatım yöntemi olduğu için severim. Aslında batı kültüründe dört farklı yönden gelen mahşerin dört atlısını ifade eder. Teknolojinin dört büyüğü, Google, Amazon, Facebook ve Apple da işte tam böyle, mahşerin atlıları olarak tanımlanıyor. Son dönemde hepsinin pazarda bir amacı var. 1 Trilyon dolar değerlenmeye ulaşmak. Peki bunun için hangi gelişmeleri planlıyorlar. Teknolojiyi hangi noktaya çekmeye çalışıyorlar. 

Amazon

Mahşerin en eski atlısı diyemeyiz ama çılgın kararlar alma noktasında onunla kimse yarışamaz. Kurucu Jeff Bezos, gelecek on yıl Amazon’un bütün kazancını her kuruşu ile sermayeye aktaracağını yatırımcılarına söylediğinde sene 1995 filandı. Perakende gibi lokal bir konuda çalıştıkları ve önlerinde lojistik gibi çok ciddi bir zorlayıcı olduğu için pazar payının büyük kısmı Amerika’da. Bu nedenle büyüklüğünü yaşamımızda hissedemiyoruz. Ancak S3 ile başlayan bulut bilişim macerasında AWS dünya pazarın neredeyse yarısına hakim.

AWS yanılmıyorsam 3-4 yıldır Türkiye’de de faaliyet gösteren, foursquare büyüklüğündeki girişimlerin bütün sistemlerini üzerlerine yerleştirebildikleri, sadece sistem konumlama ve çalıştırma gibi alıştığımız geleneksel hosting yapıları yanında, küçük program parçacıkları kurup bunu milyonlarca kere çalıştırma ve onu fiyatlandırabilme gibi esnek yapılara sahip gerçek bir dijital dev. Ancak Amazon’un tabii ki tek silahı bu değil, son dönemlerde herkesin çokça üzerinde durduğu kişisel asistan pazarında da Alexa markası ile özellikle Amerika’da hakim. 

Gücünü bu yıl içinde Türkiye’ye gelmesi ile birlikte çok etkin şekilde hissedeceğiz. 

Google

Tek sorununun içindeki projeleri birbiri ile entegre çalıştıramamak olduğunu düşündüğüm Google, sanıyorum bu sorunu farketmiş olacak ki; Alphabet ile yapıyı bir araya toplamaya çalıştı. Bu hamlesi finansal olarak yapıyı bir araya getirse de ne yazık ki teknolojik birleşmeye bu da yardımcı olamadı. Alphabet gelişmesinden sonra ilk büyük teknolojik yenilemeyi Google, bu günlerde gerçekleştiriyor. Gmail yepyeni ve harika bir yapıya sahip oldu. Google drive gitti, yerini Google One aldı. One, drive gibi bir depolama alanında daha farklı. Ancak en büyük farkını dört büyüklerin ana alanında gösterdi. Google’ın kişisel asistanı sizin için kuaförü arayıp, karşıdakinin bir asistan olduğunu farketmeyeceği akıcı ve doğal bir konuşma ile başarılı bir şekilde randevu alabiliyor. Bunu eğer diğer dillerde de gerçekleştirebilirlerse gerçekten teknoloji dünyasındaki bir engel yıkılmış ve bunu Google gerçekleştirmiş olacak. Üstelik herkes, 40’dan fazla dili simultane birbirine çevirebilen kulaklığın demosunun etkisini üzerinden atamamışken. 

Ancak ben Google’ın başarı çizgisinin hala projeleri birbirleri ile entegre çalıştırmasından geçtiğini düşünüyorum. Yani gmail’e gelen mailimin içindeki dosyaları sistem otomatik olarak Google One’a kaydetmediği sürece, Google bu başarı eşiğini aşmış olamaz. 

Apple

Steve Jobs’ın ölümü ile birlikte boşalan CEO’luk görevine, yatırımcılar, stratejik bir karar alarak Tim Cook’u getirdiler. Apple o günden sonra, tüketiciyi daha fazla dinlemeye başladı. Ancak bu finansal anlamda yatırımcılar için karlılık anlamına gelse de Apple’ı öncü konumundan takipçi konumuna getirdi. Hala Amerikan olmanın avantajlarını kullanıyor olsa da Apple cep telefonu pazarında ciddi anlamda güç kaybetti. Apple watch tanıtımındaki denizdeki sörfçü ile saatlarda bir hat kullanımı, tüketiciden tam not alsa da, bunun yayılması için her ülkede bir operatörün sanal sim uygulamasını çalıştırıyor olması lazım ki; bunun hazırlıkları öyle kısa zamanlarda gerçekleşmiyor.

Bu nedenle, Apple zaten mobil pazardan ciddi dayak yemiş olan masaüstü bilgisayar pazarını öldürme ve burada oluşan boşluğa yerleşme planı yaptı. Bunun için iPad’leri güçlendiriyor. Ancak asıl gücü olan iTunes ve icloud’u görmemezlikten gelmeye ve hatta yok etmeye devam ediyor. 

Facebook

Son dönemde facebook, özellikle Cambridge Anlytica’nın faaliyetleri nedeniyle kullanıcı verilerinin paylaşılması ile gündeme geldi. Ben hala diğer yazılımlara, veri transferi yaptığını ilk kurulduğu günden beri bir kurumsal faaliyet olarak açıklayan bir şirketin kurucusunun, yıllar sonra bunun için neden özür dilediğini anlamadım, anlayamadım!?! Ancak zaten Z kuşağı tarafından çokta kullanılmadığı her fırsatta dile getirilen Facebook’un teknoloji kulislerinde Instagram’dan başka kurtuluşunun olmadığı dile getirilmeye başlandı. Ancak ben buna hiç katılmıyorum. Facebook özellikle dijital sosyal alanda getirdiği yenilikçi yaklaşımlarla dikkat çekiyor. Mesela hesap çalınmalarına karşı, önceden belirlenmiş bağlantılar üzerinden doğrulama yapmak, her bağlantı yapıldığında lokasyon ve onlarca kontrol ile yüzde yüz başarı ile şüpheli bağlantıları takip etmek facebook’un bu konuda nasıl bir dahi olduğunu gösteriyor. 

Her ne kadar son dönemde “dating” konusuna yönelmiş de olsa, toplumun ihtiyaçlarını anlama da facebook gerçek bir dahi.    

Twitterımda atmadığım tweetler var

Twitter’dan istemediğiniz mesajlar gidiyor, instagramda tanımadığınız kişileri takip etmeye başlıyor, facebook üzerinden kontür istediğinizi arkadaşlarınız söylüyorsa, bu videoda işinize çok yarayan şeyler bulacaksınız. Bu arada hafta başında CHP’nin bir raporuna atıfta bulunmuştum, CHP daha konuyu anlamadı da Allah’tan Faruk Bildirici hem raporu hem de kaynağı bildirdi. Tabii bu arada bu hafta yaptığımız yarışmanın sonucu belli oldu. İlyas Köse Sennheiser Precision kulaklık ödülünü kazandı. Bu hafta yarışmamızın ödülleri Microsoft’tan. Sea of Thieves oyun kodları vereceğiz tam 5 adet. Bu kodları almak için bu videomun altına youtube’da sea of thieves hakkındaki bilgi ve yorumlarınızı rica ediyorum. Hergün bir kod vermek niyetindeyim. Her videonun altında yapılan en zeki yoruma vereceğim. Bir ödülüm daha var! 700 aboneye çok yaklaştık. 700. aboneme bir adet Sennheiser Precision kulaklık hediye edeceğim.

Sennheiser CX 300-II Precision

Sennheiser CX 300-II Precision en iyi dostunuz olacak

Günlük kısa seyahatlerde, uzun yolculuklarda, deniz kenarı ya da orman yürüyüşlerinde, evde veya ofiste müzik dinlemek için kullanabileceğiniz harika bir arkadaşınız var. Sennheiser CX 300-II Precision kulak-içi kanal-tipi kulaklıklar, gelişmiş dinamikleri ve berraklığıyla çok güçlü, bas ağırlıklı stereo ses sunuyor. Herkesin kolaylıkla kullanabilmesi için kulaklıkla birlikte çeşitli boyutlardaki S/M/L boyutlarında kulak adaptör seti) de sunuluyor. Böylece çevre gürültüsünü pasif olarak azaltmak da mümkün oluyor. Hareket halindeyken boynunuza ve saçınıza dolanmayı engelleyen asimetrik kablo dizaynı ise Sennheiser CX 300-II Precision’ın bir diğer öne çıkan özelliği.

Sennheiser kulaklıkları Kanyon’daki Hifimyfi mağazasında deneyebilirsiniz

Türkiye’de Bircom distribütörlüğünde satışa sunulan Sennheiser, Moshi, Astell&Kern, Audioengine, Music Hall gibi dünya devi teknoloji markalarını Hifimyfi mağazasında satın alma zorunluluğu olmadan sıcak bir kahve eşliğinde deneyebilirsiniz. Ziyaretçilerine sunduğu mobil ses çözümlerine ek olarak hoparlör ve pikap çözümleri ile de evde müzik dinleme deneyimini en iyi şekilde geliştirmek isteyen Hifimyfi mağazası, high-end ürünlerin yer aldığı özel bir odada, farklı bir ağırlama ve deneyim sunuyor.

Hifimyfi’da farklı ihtiyaçlara yönelik, her bütçeye uygun fiyat aralıklarında modeller bulunuyor. Mükemmel sesin peşinde olanların ilgisini toplayacak olan Hifimyfi, sadece bir satış mağazası olmaktan çok bir deneyim merkezi olarak konumlanıyor. Ses alanında uzman kişilerin görev yaptığı Hifmyfi’da ziyaretçiler kulaklık ve hoparlörleri deneyebiliyorlar. Üstelik müziği hangi kaynaklardan daha kaliteli dinleyebilecekleri ve nasıl bir seçim yapmaları gerektiği gibi konularda merak ettikleri her şeyi öğrenebiliyorlar. Hifimyfi mağazası, Kanyon AVM G katında misafirlerini bekliyor.

TBV Başkanı Faruk Eczacıbaşı’nın kitabı, raflardaki yerini aldı DAHA YENİ BAŞLIYOR

Koç Üniversitesi Yayınları’ndan teknoloji/sosyoloji kategorisinde yayınlanan kitap; Türkiye Bilişim Vakfı Başkanı Faruk Eczacıbaşı’nın iş ve teknoloji dünyasındaki kişisel deneyimlerinin yanı sıra Türkiye’nin bu alanda yaşadığı dönüşümleri ve dünyadaki son gelişmeleri ele alıyor. Kitap, iletişim ve teknoloji dünyasındaki gelişmelerin ışığında, iyisi ve kötüsüyle gelecekte insanlığı nelerin beklediğini tartışmaya açıyor.
Türkiye Bilişim Vakfı (TBV) Başkanı Faruk Eczacıbaşı’nın, her gün daha büyük bir ivmeyle hayatımıza giren teknolojik gelişmelerin getirdiklerini ve götürdüklerini ele aldığı, ‘Daha Yeni Başlıyor: Geleceğin Dünyasında Esneklik, Yakınsama, Ağ Yapısı ve Karanlık Taraf’ başlıklı kitabı, Koç Üniversitesi Yayınları tarafından yayımlandı. Teknoloji/sosyoloji kategorisinde yayımlanan kitabın tüm telif gelirleri Faruk Eczacıbaşı tarafından Türkiye Bilişim Vakfı’na bağışlandı.
Faruk Eczacıbaşı, ilk kitabı olan Daha Yeni Başlıyor’da kendi kişisel deneyimlerinin yanı sıra Türkiye’nin geçirdiği dönüşümler ve dünyadaki son gelişmelerden yola çıkarak, her gün daha büyük bir ivmeyle hayatımıza giren teknolojik gelişmelerin getirdiklerini ve götürdüklerini inceliyor. İyisi ve kötüsüyle gelecekte dünyayı nelerin beklediğini tartışmaya açan, “Daha Yeni Başlıyor”, bu alanda yazılmış en kapsamlı, en dengeli ve en anlaşılır referans kitap olma özelliğine sahip.
Tarihe bakıldığında, her şeyin buhar makinesiyle başladığına dikkat çeken Eczacıbaşı, kitabında şu ifadelere yer veriyor:
“Yeryüzünde yaşayan bir tür olarak insan, bu buluşla birlikte 18. yüzyılın son çeyreğinden itibaren sürekli hızlanan ve kendisini diğer türlerden kesin olarak ayıran bir sürece girdi.
21. yüzyılın ilk çeyreğinde, her iki günde bir insanlık tarihinin başlangıcından 2003’e kadar üretilmiş toplam bilgi miktarı kadar bilgi üretiliyor. Bu durum, miktar ve hız olarak baş döndürücü elbette ama bunun da ötesinde, ortaya çıkan karmaşıklık düzeyi üzerine düşünmek gerekiyor; bu karmaşıklık son derece önemli sonuçlara yol açıyor ve bu sonuçların hepsi birbirine bağlı.”
Kitabında; getirdiği köklü değişiklikler nedeniyle interneti bir milat olarak değerlendiren ve 1989’da suya atılan çakıl taşının halkalarının 30 yıla yakın bir sürede yayılarak toplumun bütün katmanlarını etkileyen bir güce dönüştüğünü vurgulayan Faruk Eczacıbaşı, yaşadığımız dönemi şu sözlerle özetliyor:
“Geçen çeyrek yüzyılda yeni bir kuşak yetişti ve artık üretim evresinde yer alıyor. Bu kuşağın; temel alışkanlıklarını internet öncesi dönemde edinmiş bizim kuşağı anlamasının imkânsız olduğuna inanıyorum. Aynı zamanda endüstri döneminin, taş üstüne taş koyularak yapılandığı birçok sistemin yeni modeller tarafından sorgulandığını, hatta çökertilmeye başladığını gözlemliyoruz. Değişim gerekliliği, genlerimize işlenmiş olduğuna inandığımız birçok davranışlarımızı sorgulamaya başladı. Ekonomiden sosyal yapıya kadar sürdürülebilir olduğunu kabul ettiğimiz birçok model geçerliliğini kaybediyor – sürdürülebilir olarak algıladığımız birçok model veya davranış şekli yerini yeni modellere bırakıyor, ancak onların da sürdürülebilirliği kuşkulu. Ara bir dönemde yaşıyoruz: Bugünkü kıdemli kuşakların hayatını şekillendiren eski modeller geçerliliklerini kaybediyor ama yeni modeller de yerlerini henüz almadı.”